bağırsak tedavisi

Otoimmün hastalıklarda Bağırsak Tedavisi

Otoimmün hastalıklar dahil, tüm hastalıkların temel ve genel sebepleri %99 aynıdır. Her ne kadar her birinin farklı şikayetleri olsa da bu sağlık sorunlarının hepsi sindirim ve bağışıklık sistemi dengesizliklerinden kaynaklanır. Bağırsak tedavisini yapıp, sindirim sisteminizi iyileştirip bağışıklık sisteminizi desteklemek tüm otoimmün hastalıkların ve ilişkili sağlık sorunlarının tedavisinde etkilidir. Bu, otoimmün hastalıkların önüne geçilmesinde de etkili bir yöntemdir.

İnsana uygun olmayan, (kapalı ambalajlı, GDO’lu vb) veya birbirine uygun olmayıp, hazmı için ayrı enzimler gerektiren yemekler birbiriyle karıştığında hazım olmadan çürür.

Mesela, karbonhidratlar ile proteinler, süt ürünleri ile balık, birkaç inekten sağılarak karıştırılan süt, karışık et (aynı cinsten iki farklı hayvanın eti, bir hayvanın eti ile bir diğerinin yağı, dana ile tavuk eti veya aklınıza gelebilecek herhangi bir et kombinasyonu), balık ile et, karışık yağlar (koyun ile tavuk yağı, katı yağ ile sıvı yağ) birbirlerine zıttır; Çünkü bunların parçalanabilmesi için ihtiyaç duyulan enzimler birbirine zıttır.

Bu zıtlık, enzimlerin üretilmesine engel olur ya da üretilmiş enzimlerin birbirini yok etmesine sebep olur ve yenen yemek hazım olmadan çürümeye başlar. Bu, midede saatler süren bir işlemdir ve bağırsaklarda da devam eder. Yemekten sonra kanda lökosit sayısının yükselmesi bu sebepledir. Çürüme veya mayalanma sonucu oluşan zehirli ve asitli kalıntılar sinir hücrelerini doğrudan etkileyerek bağırsakların hareketini yavaşlatır.

Yavaşlayan bağırsaklarda toplanan kalıntılar, bağırsakları genişletir, cepler oluşturur. Bu ceplerde dışkısal taşlar meydana gelir ve yıllarca atılmadan kalır. Beslenmedeki hata devam ettikçe bağırsaklar daha ağırlaşır, hareketi daha da yavaşlar ve kabızlık meydana gelir. Bağırsakların duvarları kanalizasyon boruları gibi zehirli, yağlı atıklarla kaplanır.

Bu noktadan sonra vücudun intoksikasyonu (toksinlerle dolması) hızla artmaya başlar. Vücut, direncini kaybeder, halsizleşir, bağırsak tedavisi yapılmazsa devamlı gaz oluşur, uyku ve tembellik artar. Çürüyen veya mayalanan yemek artıkları bağırsağı zehirleyerek kana karışır.

Bu atıklar kandan bütün organlara ve hücrelere yayılarak onları da zehirler, hastalıklara yol açar. Damarları tıkayıp, organ ve eklemlerde toplanır. Tıkanan damarlarda akan koyu, ağır kan organları beslemekte yetersiz kalır ve organlar, “Açız!” diye çığlık atıp hastalanmaya başlar.

Çok yeme ve yanlış beslenme alışkanlığı bırakılmadan, mide ve bağırsak tedavisi yapılmadan, hazım düzeltilmeden, hiçbir gıda, doğal da olsa hiçbir ilaç ya da bitki, tek başına bedenin iyileşmesini sağlayamaz.

Hastalık sebeplerinin en başında yemek ve içmek gelmektedir, bunları sayarsak; Çok yemek • Az çiğnemek • Karışık yemek • Sık yemek • Yeme ve İçmede Sıraya dikkat etmemek • Bayat ve ısıtılmış yemekler • Katkılı hazır yiyecekler ve içecekler • Tarım ilaçları

Önceki, Otoimmün hastalıklardan nasıl kurtulabilirsiniz yazımızda söylediğimiz gibi ilk adım;

Mide ve bağırsak tedavisi  

Her şeyden önce yukarıda saydığımız hastalık sebeplerine uymalısınız.

Midenin, bağırsakların ve karaciğerin iyi çalışması çok önemlidir. Eğer bu organlar iyi çalışmazsa, kan kirlenir, böbreklerin işi ağırlaşır. Kabızlık ve bağırsaklardaki gaz mekanik olarak böbreklerde kan ve sıvı dolaşımını zorlaştırır, böbreklerin taş üretmesine neden olur.

Göz hastalıkları beyin, mide, ince bağırsak, karaciğer, safra kesesi ve böbrekle bağlantılıdır. Önce bu organların tedavisi yapılır.

Not: Bağırsak tedavisi yaparken, Aşırı mantar çoğalması ve Sibo şikayeti olanlar; günde iki kaseden fazla karbonhidratlı sebze (tatlı patates, balkabağı, sakızkabağı ) ve bir kaseden fazla meyve tüketmeyiniz. Elma sirkesi dışındaki tüm sirkeleri kullanmayınız. Evinizde yaptığınız sirkede kullanılan elmanın organik olmasına dikkat ediniz.

Meyve ve sebzeler organik veya suni gübresiz ve tarım ilaçsız olmalı

Suni gübre ve Tarım ilacı; vitamin ve minerallerin değerini düşürür, iyi bakterilerin çoğalmasını engeller, gıdaların fıtratı bozulur, yararlı bakterilerin yerine zararlı bakteriler çoğalır ve yıkama ile temizlenmez. (Hayvan gübresi kullanan, tarım ilacı kullanmayan, genetiği değişmemiş ürünler tercih edilmeli)

Bağırsak tedavisi ve Çalıştırma:

Her gün öğütülmüş sinameki veya sinameki karışımlarından biri ya da keten tohumu veya magnezyum sülfat kullanılmalı, bağırsakların çalışması iyice düzene girene kadar devam edilmelidir. Bağırsaklar düzelince kullanım haftada 1 defaya indirilmelidir. Ömür boyu gerektikçe, sinameki, keten tohumu ve magnezyum sülfat (ingiliz tuzu) kullanılabilir.

Sarımsak:

Bağırsak tedavi etme ve mikroflorasını canlandırmak için her gün 1-3 diş sarımsak yutulur. Günlük 1 adetten başlayıp 3 gün, her gün 1 tane olmak üzere artırabilir, bağırsağınızın hastalık durumuna, mide ve bağırsak tepkisine (aşırı rahatsızlık vermesi) sarımsağa verdiği tepkiye göre 1-9 arası yutulabilir. İlk yutmada aşırı rahatsızlık olursa 2-3 kez daha deneyiniz. Veya ufak parça olarak yutmaya başlayınız. 15 gün kullanıp ara verin. Şikayetlere göre 15 gün sonra tekrar başlayın.

Bağırsaklarda yaşayan zararlı mikroplara karşı kuru soğan ve 3-9 diş sarımsak yemeli veya yutulmalıdır. Sarımsak ve soğan organik olmazsa, tarım ilacı kullanılarak üretilmişse ve suni gübre kullanılmışsa o sarımsak ve soğan size istenilen faydayı vermez. Özelikle çin sarımsaklarından da uzak durunuz.

Bağırsak tedavisi ve Uzun süreli açlık:

Mide ve bağırsakları aç bıraktığınızda, yararlı olan bakteriler ve hücreler, gıda bulmak için ölü ve zararlı olan bakterilere saldırır, bu beslenme şekli 4 farklı yöntem ile uygulanır. Sağlıklı olmak isteyen herkes bu yöntemleri hayatı boyunca uygulamalıdır.

Başarı sırasına göre;

1-) 36 saatlik oruç (36 saat oruç paylaşımına bakınız) Haftada 1 gün, bağırsak sağlığına göre 3 gün tutulabilir. Çok ağır hastalıklardan bu şekilde kurtulanlar oldu.

2-) 1 günü Semizotu, ıspanak, havuç suyu kombinasyonu yapılarak akşama kadar bu sularla vakit geçirilir. Sebze sularına 1/4 oranında ilikli kemik suyu ekleyebilirsiniz, toplamda gün içinde içilen ilikli su miktarı 1 bardaktan fazla olmasın. 3 öğün aralarında 5’er saat olacak şekilde 3 diş sarımsak bu sularla yutulur. Aralarda acıkınca 3 er adet incir veya hurma yenebilir. Akşam tek çeşit nişastasız (Brokoli, Lahana, Brüksel lahanası, Enginar, Kuşkonmaz, Karnabahar, Kereviz) 1 çeşit sebze hafif buharlanarak (brokoliyi çiğ yemek daha faydalıdır), buharlanmayanları az pişirerek yiyiniz.

3-) 24 saatte 1 kez beslenme (Haftanın 1 günü kahvaltı veya yemeğinizi 11 gibi yapıp, ertesi gün 11 de tekrar normal beslenme düzenine geçilir. Haftada 1 gün bu şekilde beslenilmesi çok faydalıdır.

4-) Uzun aralıklı yani sabah kahvaltısı ile akşam yemeği arasında en az 8 saat, akşam yemeği ile kahvaltı arasında 16 saat olacak şekilde beslenme, aralarda sadece sadece su içilir.

Elma sirkesi:

Sabahları 1 çay bardağına 1 yemek kaşığı katarak aç karnına içiniz. Salatalarınıza mutlaka ilave ediniz.

Keten tohumu yağı:

Mide ve bağırsak sorunlarını düzenler. Tokluk hissi verdiği için diyetlerde kullanılır. Sabah aç olarak 1 tatlı kaşığı alınır. 15-20 gün kullanıp 1 hafta ara verip duruma göre tekrar kullanılır.

Keten tohumunun faydalarından yararlanmanın en iyi yolu, keten tohumunu filizlenmiş olarak tüketmektir. Islatmak ve daha sonra filizlemek fitik asidi ortadan kaldırır ve mineral emilimini büyük ölçüde artırabilir. Kanada Keten Tohumu Konseyi; Ilık suda veya soğuk suda iki saat boyunca en az 10 dk karıştırılarak ıslatılmasını öneriyor. Ayrıca tohumları 1 gece suda bekletip jellejen tohumu ve suyunu tüketebilir, tariflerinize ekleyebilirsiniz. (1)

Keten tohumu ayrıca iyi miktarda B6 vitamini, folat (veya B9 vitamini), demir, potasyum ve çinko içerir. Gördüğünüz gibi, keten tohumunun faydalarının bu beslenme profili ile nereden geldiği bir sır değil.

Turşu:

Lahana veya salatalık turşusu probiyotik için mükemmel kaynaktır. Organik malzemelerden yapılması ve ev turşusu olmasına dikkat ediniz.

Meve ve Sebzeler:

Organik, pestisitsiz taze meyve ve sebzelerin lifleri, çekirdekleri ve kabukları bağırsakta yaşayan yararlı mikropları artırır ve vücudun yararına kullanır. Bunun için meyve ve sebzeler kabuklarıyla ve birkaç çekirdeğiyle birlikte yenmelidir.

Yanlış Oturma:

Sandalyede otururken aldığımız pozisyon karın ile bacaklardaki kan ve enerji dolaşımını zorlaştırır; bağırsakların çalışmasını yavaşlatır, kabızlığa, prostat ve yumurtalık hastalıklarına, basura, varise, eklem ve omurga hastalıklarına davetiye çıkarır.

Büyük ve küçük abdest için alaturka tuvaleti tercih etmek ve çömelerek oturmak gerekir. Klozet üzerinde oturarak ihtiyacı gidermek tabiata aykırı ve sağlığa zararlıdır. Klozette otururken vücudun aldığı şekil, dışkının kalın bağırsaktaki hareketini engeller, kalın bağırsağın hareketi yavaşlar, düz bağırsak, dışkının oluşturduğu baskıyla genişler ve kabızlık meydana gelir. (Yanlış Oturma yazısına bakınız.)

Antibiyotik: İnsan, antibiyotik (anti:karşı, biyo:hayat, yani hayat karşıtı) kullandığı zaman, antibiyotik vücuttaki mikroplarla birlikte bağırsaklarda yaşayan doğal vazifeli mikropları da öldürür. Faydalı mikroplardan boşalan yeri zararlı mikroplar doldurur.

Su: Sabah içildiğinde bağırsakların çalışmasına, yemeklerden 2-3 saat sonra içildiğinde, hazma yardımcı olur. Yemekle birlikte içilen su ise, çiğneme sırasında tükürük enzimleriyle ağızda başlayan hazım işlemine zarar verir. Tükürük üretimini azaltır, tükürükte bulunan enzimlere karışarak onları zayıflatır ve ağızda bir dereceye kadar gerçekleşmesi gereken hazmı engeller. Neticede mide, karaciğer ve bağırsakların işi zorlaşır. Yemeğin akabinde meyve suyu içenlerin durumu daha da vahimdir, çünkü meyve suyu yemeğe zıt karakterde olduğu için hazmı bozarak, midede mayalanmaya neden olur.

Bal: Mide ve bağırsak tedavisinde etkilidir, bozukluklarına iyi gelir, mide ve onikiparmak bağırsağındaki ülserlerin ve dış yaraların kapanmasını sağlar.

• 3 yemek kaşığı papatya 500 gr. sıcak suya konur ve 1 saat demlenmeye bırakılır. 40 dereceye kadar soğuduktan sonra süzülür ve 3 yemek kaşığı bal ilave edilir. Anjin, ağız, dil, mide ve bağırsak tedavisinde yaralarda kullanılır (gargara yapılır, içilir, lavman yapılır).

Bal notu: Aşırı mantar sorununuz varsa kullanmayınız. 35 günlük programda değil, öncesinde yapmak daha uygundur.

Horoz eti: Kekik, kimyon, karanfil ve dereotu ile pişirilen horoz eti eklem ağrısına, gaza, mide ve bağırsak iltihaplarına iyi gelir.

Biberiye: Ağız, boğaz, mide enfeksiyonlarına ve hatta H. Pylori enfeksiyonuna, bağırsak, karaciğer ve safra kesesi enfeksiyonlarına, egzama, yüksek kolesterol, romatizma ve kansere karşı kuvvetli bir ilaçtır. Kanamaları durdurur, mide ve bağırsaklarda oluşan gazları söktürür, hazımsızlığı ve mide ekşimesini giderir, saç dökülmesini durdurur. Hafıza zayıflığı, sara, kalp çarpıntısı ve iktidarsızlığa, baş ağrılarına, siyatik ağrılarına, düşük ve yüksek tansiyona karşı etkilidir.

Çilek: Guatra, eski, iltihaplı ve hiçbir şeyle tedavi edilemeyen egzamalara, alerjilere, mide-bağırsak tedavisinde yaralara, basura, kabızlığa, ishale, enfeksiyonlu hastalıklara, böbrek, karaciğer, kalp ve damar hastalıklarına şifalıdır. Çilek kansızlığa karşı tesirli bir ilaçtır. İdrar söktürür, ateş düşürür. Çilek hiçbir şeyle karıştırılmadan yenmelidir. Çileğin şifasından faydalanmak için, çilek mevsiminde sabahtan öğleye kadar sadece çilek yemek (1 kg. kadar) gerekir, Öğleden sonra yemek yenebilir.

Çörek otu: Çiğneyerek yemek, mide ve bağırsak gazlarını söker, bağırsaklardaki ve karaciğerdeki kurtları ve yabancı mikropları öldürür, ağız kokusunu güzelleştirir.

Elma: Aşırı kilodan kurtulmaya çalışanlara yardımcı olur. Yemekten evvel elma yemek kabızlığı önler. Yemekten sonra yemek hazmı bozar mide ve bağırsaklarda gaz ve şişkinlik yapar. Dondurarak mevsimi dışında tüketilen elma, kimyasal değişikliğe uğrar ve yarar yerine zarar verebilir, bağırsaklarda mayalanarak, aşırı gaza neden olur. Bağırsak sorununuz varsa elmayı buharlayıp tüketebilirsiniz.

Greyfurt: Limonun tüm olumlu özelliklerine sahiptir, ayrıca iştahsızlığa ve uykusuzluğa iyi gelir, bağırsakları çalıştırır, karaciğeri temizler, felç ve iktidarsızlığa iyi gelir, ahlakı güzelleştirir.

Hurma: İnsan besin olarak uzun süre sadece hurma tüketebilir. Hurma, kabuğu ile ve yıkamadan yenmelidir. Günde 1-5 tane hurma çekirdeği yutmakta da fayda vardır. Bağırsak tembelliğine ve basura iyi gelir, Hurmanın kabuğu üzerinde bulunan mikroplar sağlıklı insan bağırsağının içinde bulunan mikroplarla aynıdır. Hurmayı yıkamadan yemekle, bağırsaklara gerekli mikroplar ekilmiş olur. Yıkamaya mecbur kalınırsa, yıkadıktan sonra 1-2 saat bekletilmeli ki üzerindeki faydalı mikroplar çoğalsın. (Hurma makalemize bakınız.)

İncir: Yaraları iyileştirir, bağırsakları açar ve boşaltır, tüm hastalıklara şifadır. Her sabah üzüm sirkesi içinde 8-10 saat beklemiş 3 tane kuru incir yiyen, ateşli hastalıklardan korunur, safradan zarar görmez. Her sabah halis zeytinyağı içinde bir gece bırakılan 3 tane incir yiyen karaciğer hastalığı görmez. İncir, karaciğer, dalak, böbrek, mesane tıkanıklıklarını açar. Bağırsakları çalıştırarak yabancı mikropları çıkartır, sağlıklı mikroplan eker. Kanseri önler. Taze inciri yıkamadan, kabuğunu soymadan, ayrı bir öğün olarak yemek gerekir. Yıkamaya mecbur kalınırsa, yıkadıktan sonra 1-2 saat bekletilmeli ki üzerindeki faydalı mikroplar çoğalsın. Haftada 1-3 günü sadece incirle geçirmek çok faydalıdır.

Kekik: Çayı içilirse ter ve ağız kokusunu giderir, uykusuzluğa, fiziki ve ruhi bitkinliğe iyi gelir. Sara, anemi ve iktidarsızlığa karşı etkilidir. Bağırsak kurtlarını düşürür.

Kimyon: İdrar zorluğunu ve ishali giderir, prostat ve diğer bezleri korur, yemeklerin hazmını ve gaz çıkmasını kolaylaştırır, böbrek ve mesaneyi hastalıklardan korur, taşları parçalayıp düşürür, bağırsak yaralarının kapanmasını sağlar, cildi güzelleştirir. Fazla kimyon kullanımı cildi sarartır. Kimyon pilav ya da çorbaya tane halinde, başka yemeklerin üzerine ise öğütülmüş olarak kullanılabilir. Öğütülmüş kimyon çabuk bayatlar.

Lahana: Beyaz lahana yemeği veya lahana suyu bağırsaklarda gaz yapıyorsa, bu, lahananın o kişinin tabiatına uygun olmadığını gösterir. Bu kişinin, beyaz lahana yerine kara lahana, brokoli, havuç veya kırmızı pancar kullanması gerekir.

Nane: Sinamekiyle beraber kullanıldığında bağırsakları temizler, kurtların ve zararlı mikropların atılmasını sağlar.

Nar: Çekirdekleriyle beraber 4-5 gün nar yemek bağırsak tedavisinde kurtlarını düşürür, ishali durdurur ve bağırsaklardaki yaraları kapatır.

• 1 çorba kaşığı kavrulmuş ve öğütülmüş pirinç 400 gr. su ile karıştırılır, 1 çorba kaşığı ince kesilmiş nar kabuğu eklenerek kaynatılır ve her seferinde 100 gr. olmak üzere günde 4 defa içilir veya lavman için kullanılır.

• Nar çekirdekleri kurutulur ve öğütülür. Günde 2 defa, 1’er çay kaşığı olmak üzere su ile yutulur, ishali durdurur, mide ve bağırsak tedavisinde yaralarını kapatır.

Sarımsaklı zeytinyağı:

Bir cam kap içinde 200 gr. zeytinyağı ile 1 baş dövülmüş sarımsak karıştırılır, kapağı kapatılır ve buzdolabına konur. 24 saat sonra süzülür ve günde 30-50 gr. sarımsaklı zeytinyağı aynı miktarda limon suyu ile karıştırılarak içilir. Mideyi, bağırsak tedavisinde karaciğeri temizler. Yemek ve salata üzerine de kullanılabilir.

Semizotu: Semizotu her şekilde tüketilebilir fakat en etkili kullanım şekli özsuyunu içmektir. Semizotu özsuyu, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kronik rahim kanamasını, basur kanamasını ve akıntıları durdurur, bağırsak kurtlarını düşürür, böbrek, mesane, karaciğer ve dalak hastalıklarına çok iyi gelir.

• Semizotu haşlanır ve süzülmüş suyu ile lavman yapılırsa, bağırsak yaralarını kapatır, kurtları düşürür. Yabani semizotu bahçe semizotundan daha kuvvetlidir.

• Böbrek hastalıklarına karşı yabani semizotundan daha etkili ilaç yoktur.

Sinameki: Cildi, saçları, gözleri parlatır, kanı temizler, mideyi ve kalbi kuvvetlendirir, karaciğer tıkanıklıklarını açar, bağırsakları çalıştırır, idrarı çoğaltır, ateşi düşürür, kireçlenmeyi önler.

Üzüm: Çeşitli mikro elementler, vitaminler ve organik asitlerin kaynağıdır. İdrarıçoğaltır, bağırsakları yumuşatır ve rahatlatır, balgamı söker, kolesterolü düşürür. Bu özelliklerinden dolayı romatizmaya, böbrek, karaciğer, akciğer ve eklem hastalıklarına karşı kullanılır. Yeşil üzüm (koruk) ishali durdurur, bağırsaklardaki yaraları kapatır, sedef ve vitiligo hastalıklarına iyi gelir. (Aşırı mantar sorununuz ve sibo varsa kullanmayınız.)

Zencefil: Karaciğeri, mideyi ısıtıp kuvvetlendirir, hazmı kolaylaştırır, bağırsakları güçlendirir, kusmayı önler, midedeki balgamı parçalar ve iltihabı kurutur.

•Bağırsak tedavisi olanlar, apandisit ameliyatı geçirenler, toz zencefili çay ve yemeklerle birlikte günde 2 gr. (1 çay kaşığı) kadar kullanmalıdır.

Zeytinyağı: 1 avuç kuru üzüm 1 litre su içinde kaynatılarak süzülür, bu su 200 gr. Eski zeytinyağı ile karıştırılıp lavman yapılırsa, kalın bağırsak yaralarına, basura, paraproktit adı verilen kalın bağırsak fistülüne çok iyi gelir.

• Zeytinyağı içildiğinde, karaciğeri yumuşatır ve temizler, safrayı arttırır, karaciğer ağrılarını giderir, karaciğeri çalıştırır, sarılığı iyileştirir, bağırsakları rahatlatır, mideyi kuvvetlendirir, mide yaralarını kapatır, bağırsaklardaki kurt ve solucanları düşürür, basuru yok eder, damarları açar, kolesterolü ve kandaki şekeri düşürür, bağışıklığı artırır.

• Hem içilir ve hem de lavman yapılırsa, bağırsak tıkanıklığını geçirir.

• Zeytinyağından maksimum fayda sağlamak için yemeği yağsız pişirmek ve üzerine zeytinyağı gezdirmek gerekir.

Tavsiyeler:

Bu tavsiyeleri detaylı olarak Sağlığı Koruma Yolları ve Sağlığı Korumak İçin Genel Tavsiyeler yazılarımızdan okuyabilirsiniz.

• Sindirim organlarının günlük görevi saat 21.00’de sona erer. Bu saatte mideye gelen yemek midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır ki bu durum tehlikelidir. Midede hazmedilmeyen yemek bağırsaklardaki mukozaya hücum eder.

• Mide, dalak ve bağırsakların bozulan fonksiyonunu düzeltebilmek için bazen sadece yemekleri düzelterek, çiğneme sayısını artırmak yeterlidir.

• Az yiyen ve günde 2 defadan fazla yemeyenler yediklerini kolayca ve sonuna kadar hazmederler. Bu insanlarda vücuda gerekli olan besinler kana karışır, zararlılar dışarı atılır. Mide, bağırsaklar ve damarlar temiz, dirençli ve sağlıklı kalır. Sağlıklı bağırsaklarda normal mikroplar yaşar ve vitaminleri ve gerekli besin maddelerini, hatta proteinleri havadaki azotu kullanarak sentez ederler. Gerekli besin maddeleri kan ile dokulara gönderilir, hücreleri doyurur.

• Sağ tarafa yatıldığında sağ burun deliğinden alınan nefes azalmakta, sol burun deliğinden alınan ise artmaktadır. Sol burundan nefes alma parasempatik sinir sisteminin faaliyetinin artırmasına, kalp hızının yavaşlamasına, tansiyonun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetinin yavaşlamasına vesile olur. Dolayısıyla kalp daha az yorulur, uykuya dalma kolaylaşır, bu da uykuda daha iyi dinlenme sağlar. Ayrıca, uyku esnasında vücuda bir zarar gelecek olsa, iç organlar bu pozisyonla muhafaza edilmiş olur.

• Hazmı zayıf olanlar, önce sol, sonra da sağ yana yatma ihtiyacı duyarlar. Omurga problemi yaşayanlar, kasları ve iç organları zayıf olanlar ve yaşlılar ise sırtüstü yatarlar. Hasta ve yaşlılar, çene kasları zayıf olduğu için, genellikle ağzı açık uyurlar.

• Uykuda horlama, yatmadan önce yemek yeme alışkanlığından, hazımsızlıktan, kabızlık ve gazdan, kalın bağırsakların bozulmasından ve genişlemesinden, küçük dilin şişmesinden ve kalbin zayıflığından kaynaklanır. Sirke içinde şap eritilerek veya sirke içinde nar kabuğu kaynatarak gargara yapılırsa küçük dilin şişliğini alıp küçültür ve horlamayı azaltır. Bağırsak tedavisi yapanlar ve yemeği azaltanlar şiddetli horlamadan kısa zamanda kurtulabilirler.

• Burun, rahim ve basur kanaması gibi kronik kanamalardan ve kansızlıktan kurtulmak isteyen, bağırsak tedavisi yapmalıdır. Ispanak, semizotu, kırmızı pancar, yeşillik, özellikle dereotu, hindiba, maydanoz, kereviz yaprağı, turp yaprağı gibi çiğ sebzeler, havuç suyu, kırmızı pancar suyu ve karpuz tüketmeye ağırlık vermelidir. Hazır gıdaları, zararlı yiyecek ve içecekleri tüketmeyi bırakmalıdır. Hazmı düzeltmeli, karaciğer temizlemesi yapmalı, orucu çoğaltmalı ve hacamat yaptırmalıdır.

• Bağırsak tedavisi bitince, basur yok olur ve insan onun varlığını unutur. Varis görüntüleri tamamen düzelmese de, herhangi bir rahatsızlık vermez.

Bağırsak bozukluğu vitaminsizliğe sebep olur: Kan üretiminde rol oynayan “B” grubu vitaminleri sadece sağlıklı bağırsaklarda üretilir. Vitamin ve daha pek çok zaruri madde üretimi ile meşgul olan bir takım mikroplar da bağırsaklarda yaşar. Yanlış beslenme alışkanlığı ve devamlı çekilen hazımsızlık sonunda midede çürüyen yemeklerin zehirli kalıntıları bağırsaklara iner ve orada yaşayan doğal, faydalı mikropları öldürür. Böylece vitamin eksikliği, demir eksikliği ve kansızlık ortaya çıkar.

İlaçsız yaşıyoruz sitesi, doğal tıp yaklaşımıyla, evde yapabileceğiniz doğal ilaçlar, sağlık bilgileri, doğru yaşam tarzı, egzersiz ve meditasyon gibi konuların yer aldığı bilgi amaçlı yardım ve danışmanlık platformudur.

Instagram