Sağlık | Beslenme | İlaçsız Doğal Tedavi

Toksik Küf Maruziyeti ve Küf Zehirlenmesi

Toksik küf maruziyeti ve küf zehirlenmesinden kaçmak neredeyse imkansızdır. Çünkü küf her yerdedir ve onu besleyecek nem ve bakteri olduğu sürece her şey üzerinde büyür. Birçok farklı renkte gelir ve çoğu zaman duvarların, havalandırma deliklerinin, duş karolarının veya ıslak tavanların arkasında saklı kalır. Ciddi fiziksel ve zihinsel bozukluklarla ilişkili binlerce küf türü ve birkaç küf toksini vardır.

Trikotesenler, tipik olarak sudan zarar gören binalarda gizlenen kapalı siyah küf (Stachybotrys chartarum) tarafından üretilen mikotoksin veya zehirli gaz ailesidir.

Bu zehirli gazları soluyan veya yutan bazı insanlar, uykusuzluk, anksiyete, panik, öfke ve paranoya gibi sorunlarla uğraşır ve sonunda depresyona, kronik yorgunluğa, Multipl Skleroz, Fibromiyalji, Bipolar bozukluğa ve daha fazlasına yol açana kadar yavaş yavaş bu gazların etkisi büyür.

Ne yazık ki çoğu insan mikotoksinlerin kendilerini etkilediğinin farkında bile olmaz. En ciddi sorunlarda başka bir etkende, belli tür küflerden yayılan uçucu organik bileşikler (VOC – volatile organic compounds) olan mikotoksinlerdir. Mikotoksinlerin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri, akut zehirlenmeden bağışıklık yetersizliği ve kanser gibi uzun vadeli etkilere kadar uzanmaktadır. (1)

Küfler, genellikle sıcak ve nemli koşullar altında tahıllar, kabuklu yemişler, baharatlar, kuru meyveler, elmalar ve kahve çekirdekleri dahil olmak üzere çeşitli farklı mahsuller ve gıda maddeleri üzerinde büyür. Mikotoksinler, çeşitli olumsuz sağlık etkilerine neden olabilir ve hem insanlar hem de hayvanlar için ciddi bir sağlık tehdidi oluşturabilir. (2)
Mikotoksinler, çeşitli mantar türleri tarafından sentezlenen, insan ve hayvanlar tarafından alındıkları zaman, son derece zehirli, karsinojenik, teratojenik, mutajenik olan kimyasal maddeler veya metabolitlerdir.
Bilinen 300’den fazla mikotoksin olmasına rağmen, Aspergillus, Fusarium ve Penicillium mantarları tarafından üretilenler en önemlileri olarak kabul edilir. Küfler ve mikotoksinlerin ürettiği koşullar çok spesifiktir. Küfün üründe fiziksel olarak görünmemesi mikotoksinin de olmadığı anlamına gelmez. Küf ortamdan kaybolmasına rağmen ürettiği mikotoksin ortamda bir müddet daha kalır.

Küfler ve Mikotoksinler nasıl oldu da şimdiye dek gözden kaçabildi?

Her şeyden önce, nüfusun dörtte üçünde küfler ve mikotoksinlerin etkilerine semptom göstermeksizin karşı koyabilen genler bulunmaktadır. Ailenizin geri kalanı -hatta otoimmün hastalığı olan aile üyeleri bile- gayet iyiyken siz mikotoksinlerden muzdarip olabilirsiniz. O zaman da göremediğiniz bir şeyin sorun yarattığına inanmak zordur ve çoğu küf kendini açıkta belli etmez. Parkelerin altında, duvarların arkasında ya da pencerelerin ve pencere çerçevelerinin çatlakları içinde gizlenirler. Evinizde bunlardan varsa da tespit edilmeleri pek kolay değildir, eğer bir okul ya da ofis binasında bulunuyorlarsa onları hiç fark etmemeniz mümkündür. Yine de havaya yaydıkları toksinler her gün sizi etkiler.

Sonuçta, küfler bir sorun olarak hafifsenir çünkü çoğu doktorun onlara dair bilgisi yoktur. Çağdaş tıp, fonkiyonel tıp ve alternatif tıp doktorları bile çoğu küften ve mikotoksinden bihaberdir. Bu konuyu başka bir arkadaşımın evine gittiğimde anladım, şikayetlerim oraya gittiğimde cidden etkilediğini fark ettim, bunu başka arkadaşlarımda da gözlemleyince tezim doğruluğunu buldu.

Dolayısıyla eğer bir doktorun muayenehanesine bir mikotoksin sorunu yüzünden giderseniz, size doğru dürüst bir teşhis konmaması ihtimali çok yüksek. Belki de hastalıklarımız için ilk 3-5 sene teşhis konamaması veya bir yıl bir teşhis ikinci yıl başka teşhis konmasının sebeplerinden biriydi. Bazen de yanlış teşhis koyup verilen kimyasal ilaç ve bulunduğumuz ortamdaki küflerle beraber aşırı baskıya maruz kalan vücudumuzun zaten hastalıktan kurtulacakken daha çok hasta olması veya ikinci bir hastalığın bizde çıkması tesadüf değildi.

Bütün hastalarda beslenme düzeni değiştirildiğinde iyileşmemesi %1’dir. Eğer siz, beslenme biçiminizi değiştirip, bağırsaklarınızı tedavi edip, bağışıklık sisteminizi güçlendirmişseniz, %99 tedavi olursunuz.

Küfler-Ve-Mikotoksinler
Küfler-Ve-Mikotoksinler

Yine de şu durumlarda Küfler ve Mikotoksinler meselesini düşünebilirsiniz:

  • Beslenmeniz tek başına yeterince işe yarıyormuş gibi görünmediğinde,
  • Makul olmayan, gerçekten tuhaf semptomlar gösterdiğinizde,
  • Durup dururken aniden bir otoimmun hastalık belirtisi sizde göründüğünde,
  • Geçmeyen egzamalarınız olduğunda,
  • Beslenme düzenine bağlı kaldınız, aşırı mantar çoğalmasını tedavi ettiğiniz halde, tekrarlayan mantar çoğalması sorununuz olduğunda.

Evde tek bir aile ferdi hastalanıyorsa, insanlar buna evdeki küfün yol açtığı konusunda genellikle tereddüt duyar ama unutmayın, nüfusun sadece dörtte biri onları savunmasız kılan genlere sahip.

Bununla beraber, küfün birden fazla aile üyesini hasta ettiği, hatta aşırı mantar çoğalması rahatsızlığı aynı evde yaşayan aile üyelerinde de görülmektedir.

Egzama veya aşırı mantar çoğalmanız tedavi edilemiyorsa hatta anti depresan içiyorsanız ve hastalıklarınız sürekli tekrar ediyorsa sizde evinizdeki küfü kontrol ediniz.

Bu yazıda anlatılanları kendinde yaşayanların, imkanı varsa 10 gün başka bir yerde kalarak deneme yapabilirler veya tatil için bir yere gittiğinizde, bu şikayetlerinizin azaldığını gözlemlediğiniz aklınıza geliyorsa bilin ki evinizde küf vardır, sizde o küflerin baskısı vardır.

HLA-DRBQ Geni ve Küf Zehirlenmesi

Genleriniz, küf toksisitesine yatkınlığınızda önemli bir rol oynar. HLA-DRBQ geni adı verilen belirli bir gen taşıyorsanız, küf ve diğer alerjilerden muzdarip olma olasılığınız daha yüksektir.

Florida Detoks ve Sağlık Enstitüsü’nden Dr. Rick Sponaugle, ciddi küf toksisitesi ile uğraşmış ve yanlış teşhis konulan ancak bilmeden küf toksisitesinden muzdarip olan binlerce hastayı tedavi etmiştir.

Dr. Sponaugle, İnsanların dörtte üçünün küf sorunu yaşadığında küfle mücadele edebileceğini ve atlatabileceğini söylüyor. Fakat HLA-DRBQ genini taşıyan kişilerin diğer %25’i, küf toksinlerini devre dışı bırakmak ve ortadan kaldırmak için gereken antikorları üretmiyor.

Dr. Sponaugle şöyle diyor: “Küf toksinleri lipofiliktir, yani moleküler yapıları yağ asidi moleküllerinden oluşur. Bu nedenle, küf toksinleri beyne göç eder ve beyinde birikir çünkü beyin,%60 yağ içeren” en yağlı “organdır.”

Küf toksinleri beyne girdikten sonra, nöronları ve hormon üretimini yok etmeye başlarlar ve sonunda semptomlara ve kronik sağlık sorunlarına yol açar.

Toksik Küf Maruziyeti ve küf zehirlenmesi, çok çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir. Bazı küf semptomları gerçekten ciddidir. Maalesef evde küf sorunları alışılmadık bir durum değildir ve banyo, küf oluşumunu bulmak için klasik bir yerdir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre küfler genel olarak evlerde ve binalarda çok yaygındır ve nemin olduğu iç mekanlarda her yerde büyüyebilirler. (1)

Siz bariz bir küf kaynağı yaşadığınızı düşünüyorsanız, bunun otoimmun da dahil olmak üzere tüm hastalıklarda etken bir faktördür. HLA-DRBQ geni taşıyorsanız, nüfusun küfe hassas olan % 25’ine giriyorsunuz! Küf zehirlenmesine karşı duyarlılığınız da, genleriniz önemli bir rol oynar. Eğer, özel bir gen olan HLA-DRBQ genini taşıyorsanız, küf ve diğer alerjilerden, büyük ihtimalle sorun yaşamaya yatkınsınız.

http://blog.naturalhealthyconcepts.com/

Dr. Amy Myers, küfü kitabında şu şekilde anlatıyor:

Belli tipte küfler, uçucu organik bileşikler (VOC) olarak bilinen gazları yayar. Bütün küfler bu toksinleri üretmez ama üretenler kesinlikle büyük bir sorundur.

En yaygın küf çeşitleri şunlardır:

  • Aspergillus
  • Stachybotrys
  • Penisilyum
  • Paecilomyces
  • Fusaryum
  • T-richoderma

Araştırmacılar, nüfusun sadece yüzde 25’inin genetik olarak bu küflerin sağlığa zararlı etkilerine karşı dayanıksız olduğunu düşünüyor fakat dayanıksız herkeste semptomlar yoğun olabilir. Aşağıdakiler dahil olmak üzere, küfle ilişkili çok sayıda semptomdan şikayetçi insanlar görülmektedir:

  • dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
  • alerjiler, astım, kronik sinüs enfeksiyonları
  • anksiyete
  • otoimmünite
  • kronik yorgunluk sendromu
  • depresyon
  • fibromiyalji
  • baş ağrısı
  • uykusuzluk
  • nörolojik sorunlar
  • tekrarlayan aşırı mantar çoğalması
  • egzama dahil her tür cilt döküntüsü

Yine de nüfusun dörtte üçü mikotoksinlere karşı dayanıksız olmadığından, evde sadece bir kişinin semptom göstermesi olağandışı bir durum değildir ve bu, özellikle de bu soruna dair iyi eğitim almamış doktorların vakaya tanı konmasını son derece güçleştirir.

Küften şüphelenmeme yol açan risk faktörleri şunlardır:

  • eski evler
  • yamaçlara inşa edilmiş evler
  • düz çatılı evler
  • sızıntı olduğu bilinen evler
  • bodrum katı olan evler
  • rutubetli iklimler

Herkesin bildiği gibi küflü ortamlara aşağıdakiler dahildir:

  • çok büyük apartmanlar
  • büyük İşhanları
  • oteller
  • okullar

Sızıntılı, küflü bir bölgeden sızıntının görülmediği -ki bu, sorunu tespit etmeyi daha da güçleştirir- bir yere mikotoksinleri taşıyabilen ortak ısıtma, havalandırma ve klima sistemi olan bir yerde yaşıyor ya da çalışıyorsanız, bu da aklınızda bulundurmanız gereken bir diğer faktördür.

Toksik Küf Testi Nasıl Yapılır?

Yapılan araştırmalarda klasik küf testi çok derinlemesine yapılmadığından size faydalı olma ihtimali düşük, çünkü uçucu organik bileşiklere değil, hava kalitesi ile küf sporlarının seviyesine odaklanılır. Bu yüzden iki seçeneğiniz var:

Hava filtrenizden bir parça kesip onu bir laboratuvara gönderin veya ERMI (Environmental Relative Moldiness Index – Göreceli Çevresel Küflülük İndeksi) adındaki testi yapan bir şirket bulmaya çalışın, bu test özellikle mikotoksin yayan tipte küflere bakar. Ancak böyle bir test yaptıktan sonra evi satın almak isteyen herkesle bu bilgiyi paylaşmak zorundasınız.

Ayrıca eğer küfü kolayca bulamazsanız, onu gerçekten bulup temizlediğinizden emin olmak için duvarları sökmeniz ya da başka esaslı çarelere başvurmanız gerekebilir. Diyeceğim şu ki ben evlere test yapmaya pek de hevesli değilim. Size test yapmayı tercih ederim. Ama bu karmaşık bir hal alabilir. Standart olan bir idrar testi yapmaktır ama bu sadece üç ana mikotoksin seviyesini tespit edebilir.

Eğer daha nadir görülen mikotoksinlere reaksiyon gösteriyorsanız bunlar mutlaka çıkacak diye bir şey yok. Ayrıca testte ortaya çıkan seviyenin kişinin semptomlarıyla illa ilintili olması gerekmez. Testte ortaya çıkan düşük seviyeler yüzünden çok hasta olabilirsiniz ya da testte yüksek seviyeler çıkarken o kadar da hasta olmayabilirsiniz. Ayrıca bu test pahalıdır. Yine de elimizdeki en iyi şey bu, dolayısıyla ona hayli güveniyorum.

Eğer imkanınız varsa birkaç hafta -bir otelde, bir arkadaşın evinde, kiralık bir yazlıkta, havadar bir pansiyonda- küfsüzlüğünden makul derecede emin olabileceğiniz başka bir yerde kalmanızı önermeyi tercih ederim.

Yanınıza olabildiğince az şey alın -en sevdiğiniz eşyanız ya da çocuğunuzun sevdiği dolgu oyuncağa küf işlemiş olabilir- ve evden uzak olduğunuz on günde gözlemleyin bakalım kendinizi daha iyi hissediyor musunuz?

Ne de olsa bedeniniz her testten daha iyisini bilir. Eğer evden uzakta kendinizi daha iyi hissediyorsanız ve eve döndüğünüzde daha kötü hissediyorsanız, pekala mikotoksinlere reaksiyon gösteriyor olabilirsiniz. Ayrıca mikotoksinlere evde mi yoksa başka bir yerde mi maruz kaldığınızı çözmemiz gerekir.

Eğer sadece evde çalışıyorsanız ya da çocuğunuz evde eğitim görüyorsa, o zaman endişelenmemiz gereken tek yer evinizdir. Ancak eğer işyeri ya da okul söz konusuysa o zaman çözmemiz gereken bir sorunumuz daha var demektir.

Bu durumda genellikle evde yaşayan başka birine daha test uygularım. Eğer bu kişide mikotoksin testi pozitif çıkarsa -herhangi bir sempton yaşamasalar bile- küfün evde olduğunu varsayabiliriz.

Eğer test negatif çıkarsa küfün işyerinden ya da okuldan geldiğini düşünebiliriz.

Bunun zorlu bir problem olduğunun farkındayım. Kimse evini küf sardığını duymak istemez ve bunu temizlemek ciddi miktarda paraya mal olabilir.

Küf Sorununa Çözümler

Eğer bir sızıntı görürseniz küften kurtulmak için sertifikalı bir küf temizleyici tutun. Ama dikkati elden bırakmayın, çünkü küfü temizlemek için kullanılan kimyasallar hassas bir bağışıklık sisteminde sorunlara yol açabilir.

Glutatyon üretimi sağlayacak gıdalar alın (toksinler glutatyon üretimini yavaşlatır)

Küf saldırılarına direnmek kadar kendi mantarlarınızı ve enfeksiyonlarınızı temizlemeniz de önemlidir. (Candida, sibo ve bağırsak tedavisi yazılarımızı okuyunuz)

Toksik küf sorununu çözmek zordur fakat buna değer. Bu problem bir kez çözüldüğünde nasıl olağanüstü bir iyileşme yaşandığınızı göreceksiniz.

Konuyla ilgili başka bir kaynak olan moldsymptoms.org ve MoldVictim.org sitelerinden alınan bilgiler:

Küf Zehirlenmesi Belirtileri

Küf Hastalığı ve Küf Maruziyetinden kaynaklanan hastalıklar oldukça yaygındır. Küf, Akciğer Hasarı, Beyin Hasarı, Kanser ve hatta Ölüm ile ilişkilendirilmiştir. Çevremizdeki “Küçük Küf Parçalarının” keşfi bilimsel olarak keşfedilmesi ile birlikte, tıpta da nedeni bulunamayan hastalıklar da bazı doktorlar tarafından kanıtlanmış bir gerçektir.

Küf sporları solunduğunda veya yutulduğunda ciddi şekilde hasta olabilirsiniz. Ne kadar uzun süre teşhis edilmez ve tedavi edilmezseniz, küfler vücudunuzun içinde büyümeye devam eder ve sizi her geçen gün daha da hasta yapar. Küf vücudunuzda büyümeye devam ettikçe “Mikotoksinler” denilen zehirler üretir, bu zehirler günden güne vücudunuza nüfuz eder.

Tedavi edilmezse, küf kolonileri büyür ve vücudunuza daha fazla miktarda toksin salgılar. Küfler insanı hasta etmede diğer hastalıklar ile aynı seyri gösterdiğinden aynı belirtileri verir fakat farklı toksin üretiklerinden insanlar çeşitli semptomlara maruz kalırlar. Küf hastalığı birçok insanı farklı şekilde etkileyecek çeşitli semptomlar gösterir. Küf maruziyetinden kaynaklanan semptomların çeşitliliği çok geniş olduğundan, birçok doktor hastalarında ki rahatsızlığın psikolojik problemlerden kaynaklı olarak görmektedir.

Küf maruziyeti hastalıkların maruziyet seviyesine göre belirtileri

3 seviyede küf zehirlenmesi belirtileri vardır. Başlangıç belirtileri çok yaygındır. Sonrasında maruziyetin ileri seviyede belirtileri ve yüksek maruziyete bağlı olarak çok şiddetli belirtiler bulunmaktadır.

1. Seviye – Kısa Dönem Küf Maruziyeti Belirtileri

  • Baş ağrısı
  • Hapşırma
  • Kaşıntılı cilt
  • Kaşıntılı gözler
  • Kızarıklık ve cilt tahrişi
  • Sulu gözler

2. Seviye – İleri Seviye Küf Maruziyeti Belirtileri

Etkilenmiş bir kişi, küf içeren bir ortamda, uzun bir süre girip çıkarak bulunmuş ise, bu belirtileri tecrübe edebilir.

  • Kronik baş ağrıları
  • Burun kanamaları
  • Sürekli yorgunluk hissetme
  • Nefes alma bozuklukları
  • Kanlı öksürük ya da siyahımsı balgam
  • Mide bulantısı
  • İshal
  • Kusma
  • İştah kaybı
  • Kilo kaybı
  • Saç dökülmesi
  • Cilt döküntüleri
  • Ciltte açık yaralar
  • Kısa süreli hafıza kaybı
  • Nörolojik & Sinir hastalıkları
  • Cinsel işlev bozukluğu
  • Boyun bölgesinde ve koltuk altlarında şiş lenf bezleri
  • Ani astım atakları veya nefes alma bozuklukları
  • Kulak enfeksiyonları ve ağrı
  • Kronik sinüs enfeksiyonları
  • Kronik bronşit
  • Eklemlerde ve kaslarda ağrı

3. Seviye – Küf Maruziyetinin Son Aşama Belirtileri

Yüksek seviyede maruziyet içinde olan kişiler için çok ciddi olan küf zehirlenmesi durumudur.

  • Körlük
  • Beyin hasarı
  • Uzun süreli hafıza kaybı
  • Kanamalı akciğerler
  • Kanser
  • Ölüm

Eğer bu belirtilerin bir kısmını yaşıyorsanız ve eğer “hasta bir binada” çalıştığınızı ya da yaşadığınızı düşünüyorsanız, küf ile ilgili bilgisi olan bir doktordan tıbbi destek istemeniz en doğrusu.

Bu doktoru bulmak zordur, Size tavsiyem yukarıda anlatıldığı gibi bir müddet ortamınızı değiştirip kendinizi gözlemlemenizdir.

Dr. Sponaugle diyor ki;

“Küf ile ilgili eğitim almış bir doktor olmak için, kişinin, Dünya üzerinde yapılmış tüm küf zehirlenmesi araştırmaları üzerine yüzlerce saat gece ve hafta sonu harcaması gerekiyor. Tıbbi bilgi her yıl ikiye katlanıyor ve en iyi tıbbi araştırmaların bazıları Amerika dışında yapılıyor.

Amerikalı doktorlar, hastalarının “gizemli” hastalıkları için, küf zehirlenmesini nadiren göz önüne alırlar. Maalesef 800.000 Amerikalı doktordan sadece 500’ü belirtileri fark ediyor ve hastalarına küf zehirlenmesi testi yapıyor.”

Türkiye’de bu konu ile ilgili doktor sayısı kaçtır acaba?

Eğer küf zehirlenmesinden etkilendiğinizi düşünüyorsanız, küf eğitimi almış bir doktor, vücudunuzdaki belirli patojenleri (hastalık yapıcı mikropları) ve diğer maruziyetleri belirleyecek ve bu mikotoksinleri vücudunuzdan atmak için çalışacak.

Küf Zehirlenmesine Maruz Kaldığınızı Düşünüyorsanız Yapmanız Gerekenler

Küf, kapalı bir ortamda su sızıntısı olduktan sonra, 18-24 saat içinde kolonize olmaya başlayabilir, özellikle hemen bir önlem alınmazsa veya doğru şekilde kurutma yapılmazsa.

Küvette, duvarlarda, zeminde, kabinlerde, havalandırmada veya kişisel eşyalarınızda küf lekeleri görürseniz, bu sizin küf sorununuz olduğuna gayet yeterli bir işarettir.

NTCED (Çevresel Hastalıklar için Ulusal Tedavi Merkezleri) bizi “Çamaşır suyu ile temizlemek küfleri öldürmez.” diyerek uyarıyor. Bunların kökünü kurutmak üzere işe yarayan tek şeyin EPA kayıtlı biyosit (organizma öldürücü kimyasal madde) olduğunu gözlemlemişler.

Ev için aşağıdaki çevre testlerinden birini yaptırmanız öneriliyor:

  • Aflatoksin grubu, Aflatoksin M1, Citrinin, Zearalenone, Fumonisin, DON, T-2 Toksin ve Okratoksin A için mikotoksin testi
  • (1–> 3) β – D beta glukan testi
  • Bakteri kültürü
  • Endotoksin testi
  • Swab, yığın veya kalıp bandı kaydırma testi
  • Tüm kirli alanın fit küpünün% 30’u hacminde hava kalitesi testi

Evinizde uygulayacağınız yöntem: Evde rutubet olması küf mantarlarının olmasına zemin hazırladığından, rutubeti engellemek için, evi sıkça havalandırmalısınız, rutubetin çok olduğu yerlere leğen içinde kedi kumu koyulabilir, karbonat nemi alması için kullanılabilir. Nem alıcı cihaz kullanılabilir. Küflü zeminleri sirkeli ve karbonatlı su ile veya 80 C limon kolonyası ile silebilirsiniz.

Yoruma kapalı.