Sağlık | Beslenme | İlaçsız Doğal Tedavi

Bebek Bakımı

Bebek bakımı nasıl yapılır? Emzirme nasıl olmalı? Hazır bez kullanılmalı mı? Soruları sıklıkla sorulmaktadır. Sorularınızın cevabını bu makalemizde bulabilirsiniz.

Yeni doğan bebeklerin cildi çok nazik ve narin olduğundan, tenine dokunan her şey sert ve soğuk gelir ve bebeği rahatsız eder. Bu yüzden göbek bağı kesildikten ve cildi temizlendikten sonra bebek 1 litre suya 1 yemek kaşığı kaya tuzu eklenerek hazırlanan ılık suyla silinmelidir. Tuzlu su bebeğin cildinin biraz sertleşmesini sağlar. Tuzlu suyun ağız ve buruna kaçmaması için özen göstermek gerekir.

İlk 40 gün boyunca bebeğin, bizim alıştığımız üç boyutlu dünyadaki görme, işitme, koku alma, dokunma algılayıcıları henüz oluşmadığından ve başka boyutlarda görme ve işitme kabiliyeti henüz perdelenmemiş olduğundan, bizlerin göremediği gerçekleri, hatta insanların gerçek yüzünü görürler.

Bu sebepten doğum esnasında kadının çevresinde bulunanların ahlakı çok önemlidir. Ta ki, çocuk cennet misali rahimden çıkarken, dünya gerçeğinden korkmasın.

Bebeği 40 gün boyunca en yakın akrabaların dışında kimseye göstermemek gerekir. Sözünü ettiğimiz algılayıcılar 40 gün sonra oluşur, diğer boyutlarda görme ve işitme duyuları perdelenir, çocuk bizim gibi görmeye ve işitmeye başlar.

Bebek Bakımı
Bebek Bakımı 5

Emzirme

Anne sütü, bağırsak sistemi, damar sistemi, sinir sistemi ve endokrin sistemi üzerinde geniş kapsamlı etkileri olan çok sayıda büyüme faktörü içerir. (1)

Anne sütünün bileşimi, bebek bakımı beslenmesi için biyolojik normdur. Anne sütü ayrıca enfeksiyon ve iltihaplanmaya karşı koruyan ve bağışıklığın olgunlaşmasına, organ gelişimine ve sağlıklı mikrobiyal kolonizasyona katkıda bulunan yüzlerce ila binlerce farklı biyoaktif molekül içerir. Bu moleküllerden bazıları, örneğin laktoferrin, yeni terapötik ajanlar olarak araştırılmaktadır. (2) 

Bebek bakımında, doğumdan sonraki ilk günlerinde annenin göğüslerinden gelen koyu süte “ağız” denir. Hamile kadının göğsünün ucunda 9 ay boyunca oluşan yararlı mikroplar emzirilen “ağız” ile bebeğe geçer. Bebeğe verilecek ilk besin “ağız” olmalıdır çünkü “ağız” yararlı mikropları bebeğin bağırsaklarına ekerek bağırsakları hazma alıştırır.

Bebeğin bu ilk sütten başka hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Mama veya şekerli su vermek bağırsaklara “ağız”la ekilen mikroplara zarar verir ve bağırsak hastalıklarına yol açar. Annenin ve bebeğin durumuna göre süt, doğumdan hemen sonra ya da bir gün, iki gün veya üç gün sonra gelebilir. Süt gelmeden önce bebeğe hiçbir şey vermemek, sabırla ve huzurla sütü beklemek, rızkı taksim eden ve bebeğin rızkını veren Yüce Sahibine güvenmek gerekir. Süt 3 gün içinde gelmezse, bebek anne karnında bir zarar görmüş demektir.

Sütsüz geçen 3 gün, bebeğe, bu zarardan açlıkla kurtulmak için verilmiştir. Bu durumda bebeğe bir şey vermek, başka bir kadından alınan anne sütü dahi olsa bebeğe düşmanlıktır.

Süt gelince, ilk 3 gün bebeği 3 defadan fazla emzirmemek gerekir. Emzirmeden önce bebeği biraz ağlatmak ve yumuşak bir antrenman yaptırmak çok faydalıdır. Mide, akciğerler, kalp ve karaciğeri güçlendirir, kanı temizler ve hazmı kolaylaştırır. Bebeği yavaşca sallamak beyni ve sinir sistemi için çok faydalıdır ve onu sakinleştirir. Fakat emzirdikten sonra ağlatmak veya hareket ettirmek veya şiddetli sallamak zararlıdır, hazım bozulur, mide ve bağırsaklarda gaz oluşur.

Bebek bakımında sık sık yani her 2-3 saatte bir azar azar emzirmek gerekir. Bu şekilde emen bebek sütü kolay hazmeder. Aşırı emilen sütün hazmı zordur ve sonuna kadar hazmedilmeyebilir. Bu sebepten bebeklerde kusma ve gaz ağrısı sık görülür.

Çocuklarda gaz ve karın şişmesi annenin karışık ve bozuk yemek tüketmesinden dolayı da oluşabilir. Bu durumda anne ilk önce beslenmesini düzeltmelidir.

İlaç olarak bebeğe çay kaşığı ile dereotu, rezene veya anason çayı verilmeli, anne de içmelidir.

20 aya kadar çocuğun sadece anne sütüne ihtiyacı vardır. Bu yaştaki çocukta sadece anne sütünü hazmedecek enzim mevcuttur ve çocuk diğer yemekleri sonuna kadar hazmedemez, mide ve bağırsaklarda gaz oluşur.

Onun için anneannelerimiz bebeklere yemeği veya ekmeği çiğneyerek yani kendi enzimleri ile karıştırarak verirlerdi. Bu uygulama çocuklarda hazmı kolaylaştırır. Bebeğe 12. aydan itibaren anne sütü dışında bir şey verilecekse aynı yöntem kullanılabilir.

“Sütten kesilmesi iki yıldır” (Lokman Suresi, 14. Ayet) ve “Anne karnında taşınması ve sütten kesilme süresi otuz aydır. (Ahkaf Suresi 15. Ayet) ayetlerine göre kız veya erkek olsun, bebekleri 20-24 ay emzirmek farzdır.

Bebeğin anne karnında geçirdiği zamanla, emzirilme süresinin aynı ayette zikredilmesi, süt verme, zamanının önemi ortaya çıkarır.

Gıda endüstrisi ürünlerini yiyip-içen, kimyasal ilaç, kozmetik ve deterjan kullanan annelerin sütü yüzlerce, hatta binlerce çeşit katkı maddesi içerir.

Bebekler bu sütü emmek istemez ve yüzlerini çevirirler. Öyleyse bu maddelerden hemen vazgeçmek gerekir. Bu durumda tarçın, zencefil, karanfil, safran, kekik, kimyon kullanmak, bol sıvı içmek ve bebeğin emmediği sütü sağarak atmak sütü çoğaltır ve temizler, sütün kokusunu ve tadını güzelleştirir.

Cinsi münasebette sık bulunmak de sütü azaltır, sütün kokusunu ve tadını bozar.

Bebek Bakımı, Sütü artıran ilaçlar:

  • Çiğ lahanayı ortasındaki köküyle birlikte yemek veya lahana suyu içmek (bilhassa kan grubu “B” ve “AB” olanlar için),
  • Çiğ havuç yemek, havuç suyu içmek veya havuç tohumunu öğüterek günde 1-2 defa t çay kaşığı yutmak,
  • Rezene kökünü yemeklere katmak veya rezene çayı içmek,
  • Arpa suyunu kimyon ve bal ile içmek,
  • Tere, çörekotu, anason ve ısırgan otunu yemeklere katmak veya çay olarak içmek sütü çoğaltır.

Baharatlardan tarçın, zencefil, karanfil, safran, kekik, kimyon kullanılırsa, sütü mikro elementlerle zenginleştirir, artırır, kokusunu güzelleştirir. Baharatları birlikte değil, karıştırmadan sırasıyla kullanmak daha güvenlidir.

Sütün artması için çok süt içmek değil, bol meyve ve yeşillik yemek ve su içmek gerekir.

Uyarı: Kısa süre emzirilen veya hiç emzirilmeyen çocuklarda böbreklerin yeteri kadar gelişmemesi ve omurga deformasyonları sık görülür.

Göğüste şişme, göğüs uçlarında çatlama

Göğüs uçlarında çatlaklar veya göğüste ateşli şişlik olursa, 3 gün süresince hiçbir şey yemeden istenildiği kadar greyfurt suyu içmek, göğüse kompres yapmak ve sülük koymak gerekir.

Kompresler

Öğütülmüş muskat cevizi + zeytinyağı, ince öğütülmüş bakla + zeytinyağı, tam buğday unundan elenmiş kepek + su + bal veya öğütülmüş keten tohumu + su + bal yoğrulup yağlı kağıda sürülür. Göğüslere koyulup sabitleştirilir.

Günde 2 defa değiştirilir. Bu kompreslerden herhangi biri 2-3 saat sonra ateşi düşürür, şişliği indirir.

Kompresler ile beraber 3 gün ara ile 3 defa göğüslere hacamat yaptırılır. Hacamat ilkinde her iki göğsün dış tarafına, ikincisinde altına, üçüncüsünde üstüne yapılır.

Anne sütü alamayan çocuklar için bebek bakımı

İlk 2 hafta bebek bakımı:

  • 1/3 süt, 2/3 suyla kaynatılır. Örneğin: 100 gr. doğal süt 200 gr. Suyla kaynatılır. Sonra 40 dereceye kadar soğutulur, her seferinde 1-2 damla doğal bal eklenerek bebeğe verilir. Artan veya soğuyan süt ılık suya koyularak ısıtılabilir.
  • Hakiki bal ilk günlerde 1 gr.dan başlanarak, 1 aylık bebeğe günde 1 tatlı kaşığı, 6 aylık bebeğe ise bir çorba kaşığı verilebilir, Bal, her beslemeden önce 1 çay kaşığı olacak şekilde ya da sütte eriterek verilmelidir.

2 haftadan sonra bebek bakımı:

  • Eşit miktarlarda suyla süt, yarım çay kaşığı zencefil ile kaynatılır. Örneğin: 200 gr. süt, 200 gr. suyla kaynatılır. Sonra 40 dereceye kadar soğutulur, 120 grama yarım çay kaşığı bal olacak şekilde balla karıştırılarak bebeğe verilir.

3 haftadan sonra bebek bakımı (5 haftalık bebeğe):

  • 2/3 süt + 1/3 su + yarım çay kaşığı zencefil kaynatılır. Örneğin: 200 gr. süt + 100 gr. su kaynatılır. Sonra soğutulur ve her seferinde yarım çay kaşığı bal ile karıştırılarak verilir.

2 aylık bebek bakımı:

  • 3/4 süt + 1/4 su + yarım çay kaşığı zencefil kaynatılır. Örneğin: 300 gr. süt + 100 gr. su. Sonra soğutulur ve 1 çay kaşığı bal ile karıştırılarak verilir.
  • Çimlenmiş buğday veya çimlenmiş arpa ezilir. Suyla karıştırılarak suyu süzülür ve bu su günde bir defa, balla verilir.
  • Karpuz suyu ilk günlerden başlayarak verilebilir. Örneğin, 20 gramdan başlanır ve her gün 20 gr. arttırılarak 200 gram, hatta 300 grama kadar çoğaltılır. 3 aylık bebeğe karpuz, çekirdeği ve biraz yeşil kabuğu ile birlikte sıkılarak verilir.

Bebek bakımında doğal süt bulunamazsa

Bebeği, iki-üç aydan başlayarak, az miktarda taze sıkılmış havuç, kiraz, vişne, elma, armut, üzüm, nar, karpuz suyunu öğün olarak içmeye alıştırmak gerekir. Meyve sularını suyla karıştırmayı unutmamak gerekir. İlk önce 1/2 meyve suyu + 1/2 su, sonra 2/3 meyve suyu + 1/3 su, sonra da 3/4 meyve suyu+ 1/4 su. Süt yerine yoğurt verilir. Üç aylık bebeğe blendırda iyice ezilmiş muz, kabuğuyla ezilmiş erik, kabuğuyla ezilmiş şeftali, kabuğuyla ezilmiş incir verilebilir.

5-6 aylık bebek bakımı:

  • 2 çorba kaşığı kuru dut + 6-7 tane badem veya 2 tane ceviz ince öğütülür ve yeterli miktarda suyla karıştırılıp, günde bir defa kaşıkla yedirilir. Veya
  • Balkabağı kabuğu ile kuşbaşı büyüklüğünde kesilir ve az miktar suyla kısık ateşte pişirilir. İyice ezilir, öğütülmüş 2 tane cevizle veya 6-7 tane bademle karıştırılır ve günde 1 defa verilir. Aynı gün hem badem hem ceviz verilmez, sırayla verilir.
  • Çimlenmiş buğday ezilip 10 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülerek posası atılır, suyu balla karıştırılarak bebeğe verilir.

Bebek bakımında, anne sütünden sonra en doğal ve hazmı en kolay besinler bunlardır. Bütün dişler çıkıncaya kadar et, yumurta ve peynir verilmemelidir. Ancak yiyecek vermeye mecbur kalınırsa, çiğneyerek vermek gerekir. Et, yumurta ve peynir sonuna kadar hazmedilemez. Dışkının keskin ve kötü kokulu olması hazımsızlığı gösterir. Hazım olunmuş yemeklerden sonra, bebeğin dışkısı kokmaz.

Anne sütünden mahrum çocuklar diş çıkarırken çok acı çekerler. Ateşlenme, ishal, diş ağrısı, kulak ağrısı sık görülür. Bu rahatsızlıkları önlemek veya azaltmak için, çocuğun boynunu ve başını yağlamak, kulağına ve burnuna zeytinyağı damlatmak gerekir.

Her çocuğun iştahı ve yiyebileceği miktar farklıdır. Organları zayıf olan çocuk iştahsız olup, yemekleri hazmedecek güçte değildir. Bu tip çocuklara zorla yedirmek zulümdür. Zayıf çocuklar yemeye zorlanmamalı, kendi haline bırakılmalıdır. Kendisini toparladığı zaman iştahı zaten açılır. İştahlı çocukları sevinçle karşılamak doğru olmadığı gibi her isteğini yerine getirmek de şart değildir.

Çocuk ne kadar iştahlı ve kilolu olursa büyüdüğünde de o kadar kilolu olur ve kilo vermekte zorlanır. Çünkü her sağlıklı vücudun bir otokontrolü vardır ve beyin, doyduğu zaman, bu otokontrol sayesinde, tokluk sinyali verir. Çocuğu fazla yemeye zorlamak bu sistemi bozarak çocuğu ömür boyu şişmanlığa ve sağlıksızlığa mahkum etmektir.

Çocuk zaman zaman diyetle zayıflayabilir fakat yağ hücreleri büyümüş olduğundan, yemeye başladığı andan itibaren tekrar kilo alır.

Zayıf veya kilolu, fark etmez, çocuğa yemeği ölçülü vermek, hiçbir zaman zorla yedirmemek, gerekirse, yemekleri ondan saklamak gerekir. Çocuğa her istediğinde verilebilecek tek şey sadece meyve ve su olabilir. Bu, çocuğunun sağlıklı yetişmesini isteyen bir annenin altın kuralı olmalıdır.

Çocuklar 2 yaşından sonra şu şekilde beslenebilir

  • 1. öğün (09:00): bal şurubu veya taze sıkılmış havuç suyu, herhangi bir meyve suyu veya meyve.
  • 2. öğün (12:00): Yeşil salata ile pilav veya sebze yemeği. Bir parça balık veya bir köfte da olabilir.
  • 3. öğün ( 17:00): Meyve, karpuz ya da havuç suyu.
  • 4. öğün (19:00): Ballı zencefilli süt, yoğurt veya meyve. Ya da ezilmiş ceviz + bal + muz veya salata + yumurta.

Haftada bir defa yumurta vermek normaldir. Yumurta seven çocuklar haftada 2-3 defa da yiyebilir. Et ve peynir de aynı şekilde kullanılır. “Et”, “Yumurta” paylaşımlarına bakınız. Aslında çocuklara günde 1 tane havuç, 3 tane meyve, 1 tatlı kaşığı bal yeterlidir.

Yemeği sonuna kadar bitirmeye zorlarsanız, çocuğun midesini genişletmiş, yemeğe olan hırsını pompalamış, çirkin huy ve davranışlarını desteklemiş ve ona tüm hastalıkları davet etmiş olursunuz. Yalnızca, gerçekten acıktığı zaman verilen yemek, çocuğa merhamet, anneye ise sevaptır.

Dinimize göre hayvanı bile fazla beslemek, onu semirtmek ve daha çok yemeye zorlamak mekruhtur.

Bebek Bakımında Hazır Bez Kullanma

Anne sütü ile doğal beslenen bebeğin idrarı necis değildir. Peygamberimiz (s.a.v.) torununun idrarını elbisesinden ıslak bir bezle siler, namazını kılardı. Yemek yemeye başlayan çocuğun idrarı ise necistir.

Bebek bakımında, ilk 2 hafta içinde, tuvalet alışkanlığı kazandırmak gerekir ve bu çok kolaydır. Çünkü onların fıtratına en uygun olan budur. Her emzirmeden sonra refleksler harekete geçtiği için çiş yapma ve dışkılama zamanı gelmiş olur. Bebek tuvalete götürülür ve “şş”, “pis-pis-pis”, veya “sss” gibi seslerle bebeğe seslenilir.

Bebek ne kadar küçük olursa, o kadar çabuk alışır. Çocuklar normalde altlarına kaçırdıkları idrarın sıcaklığını ve bununla beraber gelen rahatlığı çok severler. Ancak bir dakika sonra oluşan ıslaklık ve soğukluk hissi onları bu çok sevdikleri rahatlıktan meneder. İşte bu noktada, hazır bez kullanan bebekler altlarına kaçırdıkları idrarın ıslaklık ve soğukluğunu duymayacakları için sadece hoş tarafını yaşarlar ve idrarı tutma ihtiyacı hissetmezler.

Bunun sonucunda idrar tutma kasları gevşer ve giderek fonksiyonunu kaybetmeye başlar. Böylece çocuklarda idrar yapmaktan zevk alma alışkanlığı doğar, bu da mastürbasyon meyline zemin hazırlayabilir. Henüz 1,5 yaşında olduğu halde cinsel organı yara olana kadar, aktif bir şekilde mastürbasyon yapan çocukları görmek mümkündür. Hazır bez, idrarı ve dışkı suyunu dışarı sızdırmaması için kuvvetli nem tutucu kimyasal maddeler içerir.

Bu kimyasallar 24 saat boyunca bebeğin teni, cinsel organı ve makatıyla temas halindedir. Makat etrafında yaklaşık 100’e yakın akupunktur noktası vardır. Bu noktalar enerji akımı yolları ile beyne ve idrar yollarına bağlıdır. Bu noktaların devamlı hazır bezle temasta ve pislik içinde olması çocuğun beynini, ahlaki gelişimini ve zekasını olumsuz etkiler. Ayrıca erkek çocukların üreme organlarındaki ısının yükselmesi ile varis oluşabilir ve bu sebeple dölleme yeteneği kayba uğrayabilir.

Kuran-ı Kerim’de Hayvanlarda sizin için ibretler vardır buyuruluyor. Hayvanlar alemine baktığımızda kedilerin, yavrularının makadını yalayarak dışkılama refleksi uyandırdığını ve böylece etrafı kirletmeden, kontrollü bir şekilde dışkı lamaya sebep olduğunu görürüz.

Anne kedinin bu yalama iç güdüsünün şöyle faydaları vardır; Makatta bulunan ve idrar yolları, üreme organları ve beyinle bağlantılı olan akupunktur noktalarından beyin uyarılır, enerji ve kan dolaşımı sağlığı korunur. Hayvanların tümü bu yöntemi uygular, yavrular da sağlıklı, akıllı, uslu ve uyumlu olurlar.

Bize düşen de her dışkılamadan sonra bebeğin makadını yıkamak, kurulamak, zeytinyağı ile yağlamak ve kuru pamuklu bez bağlamaktır.

Bebek Bakımı, Banyo

Bebek Bakımı Banyo

Bebekleri, göbeği düştükten sonra 40 gün boyunca günde 1-2 defa yıkamak iyidir.

Küçük bir küvette sıcağa yakın ılık su hazırlanır. Suyun sıcaklığını elle değil, dirseği suya batırarak ayarlamak gerekir. Bebek, sadece yüzü dışarıda kalacak şekilde beze sarılır, başka bir bez parçasından başının altına yastık yapılarak suyun içine yatırılır ve küvetteki su bebeğe azar azar dökülür. Yüzüne su dökülmez. Her 3-5 dakikada bir, su soğudukça küvete sıcak su katılarak ılıklığı muhafaza edilir.

Bu sırada sıcak suyun bebeğe gelmemesi için bir elle bebek muhafaza edilir. Banyo, bebek uyuyana kadar 10-15 dakika devam edebilir. Süngere, sabuna ve şampuana hiç gerek yoktur, çünkü deri üzerinde yaşayan mikroplar deriyi temizler, parlatır, sağlıklı tutar Sabun ve şampuan ise onları silip götürür. Banyo suyuna, haftada bir defa, 1 litre suya 1 çorba kaşığı olacak şekilde katkısız kaya tuzu konabilir.

Bebeği banyodan çıkarıp kuruladıktan sonra, önce karnının üstüne, sonra sırtüstü yatırıp başına, boynuna ve vücuduna zeytinyağı sürülerek vücuduna form vermeye çalışırmış gibi hafifçe masaj yapılır. Kolları dirseklerinden tutulur, nazikçe ve yavaşça çaprazlama dizlerine değdirilir. Makatı işaret parmağıyla ovulur, idrar torbasının üzerine avuç içiyle hafifçe masaj yapılır. Temiz bir bezle yağın fazlalığı silinir.

Daha sonra burun deliklerine 1’er damla, kulaklarına 3’er damla zeytinyağı damlatılır ve kulak çubuğu ile temizlenir. Ya da anne, bebeğin burun ve kulaklarına kendi sütünü sağar ve kulak çubuğu ile temizler. Her banyodan sonra ağaç veya kemik tarakla başını taramak, bebek bakımında sağlık için çok faydalıdır.

Bebeklerin istem dışı kol-ayak hareketleri, onları uykudan uyandırır ve korkutur. Bu sebeple onları 3-4 ay boyunca kundaklamak gerekir.

Bebek Bakımı ve Çocukların Hareketleri

Bebek Bakimi Ve Cocuklarin Hareketleri

Çocuklar hareketi çok severler. Yaptıkları hareketlerle damarlar etkilenir, kan dolaşımı hızlanır, metabolizmayı da hızlandırır. Vücut böylece kendini fazlalıklardan temizleme, büyüme, güçlenme ve olgunlaşma imkanı bulur.

Çocuklar zıplamayı da çok sever, zıplarken topuklarını yere vururlar. Vuruşun oluşturduğu titreşim kemik iliğini stimüle eder, ilik kan üretimini artırır.

Ellerini sallarlar. Bu hareket sonucu akciğerler ve kalp güçlenir. Çocukların çok sık yaptıkları hareketlerden biri de başlarını yere koyup popolarını havaya dikerek, dünyaya alt üst bakmaktır. Bu hareketle kan beyne akar, onu besler ve güçlendirir. Çocuklar bağdaş kurarak, çömelerek veya diz çökerek otururlar. Bu, kan dolaşımı ve enerji dolaşımının sağlığını koruyan mükemmel bir oturma pozisyonudur. Yerde ne bulsalar alıp ağızlarına götürürler. Bu da bağışıklık sistemini olgunlaştırır. Çünkü insanın bağışıklık sistemi öğrenme metodu ile, yani her şeyi tadarak ve çocuk hastalıklarını geçirerek gelişir.

Küçük çocuklar, bütün tabiatı yöneten yasalara uyarak tamamen küçük hayvanlar gibi hareket ederler. Onlara ibret gözüyle bakan, pek çok şey öğrenebilir. Çocukların hiçbir hareketi manasız değildir, ta ki büyüklerden bir şeyler öğrenmeye ve onları taklit etmeye başlayana kadar.

Bebek Bakimi Ve Cocuklarin Hareketleri Yatis
Bebek Bakımı 6

Makalenin bir kısmı Aidin Salih Gerçek Tıp Kitabından alınmıştır.

Yoruma kapalı.