bebek-aşısı

Bebek Aşısı

Dr. Prafull Vijayakar; “Bebek Aşısı en büyük çocuk katilidir… Sağlıklı doğan bebek aşılarla hasta ediliyor. Hepimiz uygulamalarda, en ağır hastalıkların bebek aşısı sonrası nasıl başladığını gördük… Dünyada milyonlarca ebeveyn bebek aşılarının sadece bir tek amaca hizmet ettiğini artık anlamış durumdadır, Çocuğun bağışıklık sistemini tahrip ederek ilaç üreticileri ve doktorlar için iyi birer müşteri olmalarını sağlamak. Kendi tecrübem ve diğer ailelerin tecrübeleri sayesinde biliyoruz ki, hiç bebek aşısı olmayan çocuklar hastahanenin ne olduğunu bilmezken, bebek aşısı yapılan çocuklar hastahanelerden nerdeyse hiç kurtulamıyorlar.”

Çok sayıda hekim, bebek aşısının, yapıları gereği doğallıktan uzak olduğunu ve tamamen gereksiz olduğunu düşünmektedir. Çünkü insanın bağışıklık sistemi, öğrenme metodu ile gelişir. Çocuk hastalıklarının yaratılmasındaki hikmet bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesidir. Günümüzde ise her türlü hastalığa karşı yapılan ısrarlı bebek aşılama, tamamen sağlıklı olan çocukların bağışıklık sisteminin gelişmesine engel olmaktadır. Ne yazık ki çocuklar bunun bedelini bugün olduğu gibi gelecekte de ağır hastalıklarla ödemek zorunda kalacaklar.

Alerji ve astım vakalarının, onkolojik hastalıkların korkunç bir hızla artması çok önemli biyolojik kuralların ihlal edildiğini göstermektedir. Bu ihlaller arasında ilk sırayı da aşılar almaktadır. Uzmanların bu konu ile ilgili bazı gözlemleri şöyledir, “Aşılanan bazı kimselerde, aşılanmayanlarla karşılaştırıldığında, enfekte esnasında etkilenmeme bir yana, hastalık çok daha ağır seyretmektedir. Bu, bağışıklık sisteminin felci sendromu olarak adlandırılır. Diğer bir deyişle bebek aşılanan çocuklar, aşıyla korundukları  düşünülen bir hastalığa yakalanmakla kalmıyor bu hastalığı normalden çok daha ağır bir seyirde geçiriyorlar. Aşıyla koruma gerçekleşmiyor”.

Bundan daha kötüsü eski bebek aşılarının yerine insanın genomuna karışan, insanın özünü değiştiren yeni nesil aşıların ortaya çıkmasıdır. Bunlar Gen Mühendisliği ürünü “Rekombinant Aşılar”dır. Hepatit B aşısı, bu aşıya iyi bir örnektir. “Genetik Mühendisliğin” getirdiği metodlarla silahlanan biyologlar artık bakteriyel hücrelere insan proteinlerinin sentezinden sorumlu genler yerleştirmektedir. Bu teknolojinin sağladığı imkanlarla günümüzde interferon, enzim, hormon ve diğer biopreparatlar gibi Grip ve Hepatit B aşısı da aynı mantıkla elde edilmektedir.

“Engerix-B” (Hepatit B aşısı)’nın içindekiler

bebek aşısı

1. Preparatın ana maddesi, ekmek ve bira üretiminde yaygın olarak kullanılan “Genetik olarak modifiye edilmiş” mayadır. Sentetik de olabilen Hepatit B virüsünün geni maya hücresine entegre edilmiştir. Genetiği ile oynanmış ürünlerin kullanımı ise önceden tahmin edilemeyen sonuçlar doğurabilir. (“GMO” paylaşımında anlatıcaz.)

2. Alüminyum hidroksit: Zehirli olduğu için uzun zamandır aşılardan çıkarılması önerilmektedir. Çocuk felcini ve alerjileri provoke etmektedir. (“Katkı Maddeleri” paylaşımına bakınız.)

3. Timerosal: Organik civamsı bir tuzdur ve aşıların içinde kullanılan bir koruyucudur. Böcek ilacı olarak bilinen ve merkezi sinir sistemine negatif etki yapan bir maddedir.

4. Polisorbent: Deşifre edilemeyen bir maddedir. Vceudun Hepatit B aşısına verdiği genel tepkilerin bazısı, Ateş, baş dönmesi, baş ağrısı, kusma, ishal, karın ağrısı, karaciğer fonksiyonunda bozulma, deri döküntüleri, eklem ve kas ağrıları, anafilaksi, felç, nevrit, ensefalit, menenjit, artrit, nefes darlığı, vaskulit, kalp ödemi, limfadenit.

Hepatit B virüsüne karşı geliştirilen bu yeni Rekombine aşının kullanımı günümüzün çocuklarında olduğu gibi gelecek insan nesli üzerinde de geri dönülmez ve tahmin edilemez fiziksel, zihinsel ve ruhsal tahribatlar yaratabilir. Rekombine aşının etkisini anlayabilmek için uzun vadeli ve yüksek teknoloji gerektiren deneyler yapılmalıdır. Bu ise, büyük finansman gerektiren bir iştir. İşte bu yüzden “yardımseverler” tarafından ülkemize yeni nesil aşılar mutlaka “geniş bir çocuk kitlesi üzerinde denenmek üzere” akın akın ücretsiz olarak gönderilmektedir. Denekler bizim çocuklarımızdır.

Yeni Zelanda’da aşı takvimine Hepatit-B aşısı eklendikten sonra tip 1 Diyabetin %60 oranında arttığı görülmüştür.

Ülkemiz, dışarıdan gelen herhangi bir aşının, ne kadar güvenilir olduğunu hiçbir şekilde kontrol edebilecek durumda değildir. Çünkü ülkemizde bu araştırmaları yapabilmek için gereken donanım ve laboratuarlar yoktur.

Bazı aşılarda koruyucu olarak timerosal+aliuminyum hidroksit, bazılarında ise timerosal+formaldehit kullanılır. Bu üç madde bildiğimiz pestisitlerdir yani böcek ilaçlarıdır. Yerleştiği organa göre dalak, karaciğer, böbrek, beyin dokularında ve büyüme ve olgunlaşmadan sorumlu timüs bezinde tahribat oluşturur. Örneğin, böbreklerde yerleştiğinde böbreklerin gelişimine engel olarak bir süre sonra kronik böbrek yetmezliğine, pankreasta yerleştiğinde, diyabet 1’e, beyinde yerleştiğinde, epilepsi, felç, devamlı ağlama, sürekli kendi etrafında dönme, otizme vb. sebep olur.

Bunların hepsi, aşıların prospektüsünde, yan etkiler başlığı altında detaylı olarak belirtilmektedir. Dolayısıyla üreticiler bu sonuçlardan sorumlu değildir, sorumluluk aşı yaptıranlardadır. Hastalanan çocukların saç örnekleri tahlil edildiğinde bazılarının beyinlerinde tehlike sınırının altındaki dozdan 125-150 kat fazla timerosal olduğu tesbit edilmektedir.

16 nisan 2007 tarihli bir gazete haberi

“Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi’nin girişimiyle 2005’te düzenlenmeye Başlanan” “Avrupa Aşılama Haftası” çerçevesinde bugün başlayacak aşı haftasının sloganı “Aşılayın, Önleyin, Koruyun” olarak belirlendi.

Türkiye’de uygulanacak aşı takvimi

sağlık-bakanlığı bebek-aşı-takvimi

“Aşı, aktif bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılır.” İmmünoloji uzmanları ve bütün insanlar üzerinde bu görüş hakimdir. Ancak, bebekler 6-24 ay boyunca pasif bağışıklığa sahiptir. Onları, hastalıklardan, annenin süt yoluyla geçen antikorları korur. Aktif bağışıklığı ise 6-12 aydan sonra kazanmaya başlarlar. Her doktor bu gerçeği bilir. Buna rağmen aşı takvimine göre aşıların çoğuna doğumda başlanır ve 6. aya kadar tamamlanır. Bebeklerde 12. aya kadar aktif bağışıklık olmadığına göre bu aşılar acaba neyi kuvvetlendirmektedir?

Dr. Russell Blaylock nöroşirürji doktoru (beyin ve sinir cerrahi)

Eger bagisiklis sistemini uyarirsan, bugun otizmin ciktigi gibi, hamileyken asiladigin kadinin cocugu 20 yil sonra sizofreni cikacak. Ve kimse bag kuramayacak.

Asilar Cin’de uretiliyor ve ABD’de iki yilda bir kontrol edilirken uretici, Cin’de bu 13 yilda 1 ve FDA gidip kendi kontrol edemiyor. Uretici firmadan bir gorevli disari cikip burda hersey yolunda diyor 13 yilda 1.

(Amerikayi yok etmeye yemin etmis komunist ulke Cin’den bahsediyoruz)

Ani Bebek Olumlerinin %70’i Difteri Tetanoz Bogmaca asisini takip eden 3 hafta icinde gerceklesiyor.

Havaleler asilarla baglantili, asi olduktan hemen sonra olmasi gerekmiyor. Haftalar, aylar, hatta bir yil sonra bile gerceklesebilir.

Canli virus iceren asilarin tehlikeleri:

– Bagisikligi bastiriyor (KKK ve HiB)

– Hayat boyunca vucutta kalabiliyor. Kizamik virusu yaslilarin %20 beyin ve %45 diger dokularinda bulundu

– Astim, cocuklarda seker hastaligi ve otoimun ve norolojik hastalillarla baglantili…

1970’den sonra her cocukfelci vakasinin Oral Cocuk Felci asisi kaynakli oldugu ortaya cikti.

https://asihakkinda.com/2013/09/23/912/

Dr Kilde: ‘Grip aşısı milyonları öldürecek’

Finlandiya Eski Sağlık Müdürü Dr. Rauni Kilde’deden domuz gribi hakkında çok çarpıcı itiraflar… Kilde; “Dünya nüfusunun yarısını öldürmek istiyorlar” dedi dünya karıştı…

https://www.timeturk.com/tr/2009/12/13/dr-kilde-grip-asisi-milyonlari-oldurecek.html

İlaçsız yaşıyoruz sitesi, doğal tıp yaklaşımıyla, evde yapabileceğiniz doğal ilaçlar, sağlık bilgileri, doğru yaşam tarzı, egzersiz ve meditasyon gibi konuların yer aldığı bilgi amaçlı yardım ve danışmanlık platformudur.

Instagram