AĞIR METAL DETOKSU

Bedeninizin Doğal Detoks Süreci

Ağır metal toksisitesi (ağır metal zehirlenmesi de denir) ile ilgili semptomlar ve hatta kronik hastalıklar artık milyonlarca insanın uğraştığı bir sorun olarak kabul edilmektedir. (1)

Ağır metal detoks akla geldiğinde, her insan toksinlerin bedenine girmesine engel olmak ister. Fakat bir kez girdiklerinde idrar, dışkı, ter, balgam, kulak burun akıntısı, egzama, sivilce ve kepeklerle vücut doğal olarak kendisi atar. Neden hasta oluyoruz yazımızda anlattığımız gibi, maruz kaldığımız ağır metal tehdidi fazla olduğundan, üstüne yanlış yaşam tarzı ve beslenmeden kaynaklı toksinlerle birlikte bedenimiz doğal temizliğini yapmaya çalışmaktan, görevli organlar gerçekte yapması gerek işleri yapamaz hale gelirler.

Maruz kaldığımız ağır metal tehdidini hafifletmek mümkün olsa da tamamen kaçmak mümkün değildir. Öncelikle beslenmenizi düzelterek toksin girişini durdurmalısınız, yazının ilerleyen bölümlerinde neler yapmanız gerektiğini tek tek göreceksiniz.

Ağır Metal Yükü

Doğal detoksifikasyon haricinde bedeninize destek olarak, toksinlerinizi yağda çözünenden (yağda eridikleri için bedeninizde depolanan) suda çözünene (suda eridikleri için onları atabilirsiniz) dönüştürmeyi gerektirir. Eğer sadece birinci aşamayı geçirir de ikinci aşamaya geçmezseniz, bedeninizin detoksa hiç başlamadığı halinden daha kötü bir durumdasınız demektir, çünkü aslında birinci aşama sizi bedeninizdeki yağda güvenle depolanmış toksinlere maruz bırakır.

Bu sürecin büyük kısmı, bedeninizin ikinci aşamaya geçebilmesini sağlayan belli kimyasallara, yani “kofaktörlere” ihtiyaç duyan karaciğerinizde gerçekleşir. 35 günlük diyetteki, besleyiciliği yüksek gıdalar sizi kofaktörler bakımından destekleyecek biçimde hazırlanmıştır. (Listedeki bütün gıdaları, olabildiğince çok tüketmelisiniz.) İkinci aşamayı tamamlayabilmek için bedeniniz ayrıca hayli enerjiye ihtiyaç duyar. Bunun içinde bol bol protein almalısınız. Bedeninizin detoks yapabilmesi için, enerjiye ve başka yaşamsal besinlere ihtiyacı olduğundan, sağlığı korumak için genel tavsiyeler yazımızda anlattığımız gibi, yemeklerinizi ağır ağır bol çiğneyerek yemelisiniz, çünkü çok çiğnemek ve yavaş yemek, gıdanın enerjisini tam almak demektir.

Ağır Metal, İnce Bağırsak ilişkisi

İnce bağırsağınız detoksun bir başka çok önemli parçasıdır: Pek çok toksin bağırsakta işlendiği için asla bedeninizin geri kalan kısımlarına geçmeleri gerekmez. Bu sürecin iyi işlemesi için sağlıklı bir bağırsağa ihtiyacınız vardır. (Mide, Bağırsak, sibo, candida, bağırsak tavsiye ve geçirgen bağırsak paylaşımlarının hepsinde neler yapmanız gerektiği yazıyor.)

Detoks yolculuğunuzu desteklemek için doğru tür egzersizler yapmanızı, egzersiz yapamıyorsanız, imkanınız varsa infrared (kızıl ötesi) saunalardan faydalanarak günlük terinizi atabilirsiniz, ayrıca bol temiz su içmelisiniz.

Not: Son üç ayda ağır metallere maruz kalıp kalmadığınızı inceleyen kırmızı kan hücreleri (alyuvar ya da eritrosit de denen RBC) testinden anlayabilirsiniz.

(Bu hücrelerin ömrü üç ay kadardır). RBC testinizin sonucu yediğiniz gıdayla, dolgularınızla ya da soluduğunuz havayla ne kadar ağır metal aldığınızı gösterecektir.

Önce gündelik yaşamda alınabilecek etkili önlemlere bir göz atalım.

Risk Faktörlerini Azaltın

Amalgam dolgu: Civa ciddi anlamda zehirdir, bu ağır metali isteyeceğiniz en son yer ağzınızın içidir. Eğer dişlerinizde amalgam dolgu varsa, bunları daha sağlıklı dolgu malzemeleri ile değiştirin fakat amalgam sökme protokolü uygulayan diş hekimlerine başvurun. Amalgam dolgunun hiçbir zararı olmadığını söyleyen hekime denk geldiğinizde arkanıza bakmadan kaçın. Özellikle ağır metal zehirlenmelerine karşı çok daha hassas olan çocuklarda bu tehlikenin daha da ciddi boyutlarda olduğunu bilmenizde fayda var.

Sigara: Sigara hayli toksik bir ağır metal olan kadmiyum, alüminyum ve kurşun gibi ağır metaller içerir. Zararlarını hepimiz biliyoruz tek tek yazmaya gerek yok.

Mutfak malzemeleri: Yemeklerinizi ağır metallerle zehirlemeyin. Teflonlar, seramik tavalar, hatta yapışmaz özellikli tüm mutfak malzemelerinizi çelik olanlarıyla değiştirin.  Alüminyum folyo kullanmayın, özellikle ısıyla temas eden alüminyum pişirdiğiniz yemeğin içine yüksek miktarda alüminyum karışmasına neden olur.

Yiyeceklerinizi saklarken plastik kaplar yerine cam olanları tercih edin. Ama cam ürünlerinizi seçerken de güvenilir markaları tercih etmelisiniz. Kadmiyum, arsenik ve kurşun gibi ağır metaller ucuz, markası belli olmayan cam bir çanakta bile karşınıza çıkabilir.

Aşı: Tüm aşıların içinde koruyucu madde olarak civa kullanılır. Her sonbahar grip aşısı yaptıranlar tekrar düşünsün. Grip aşısı gibi düzenli yapılan aşılar vücutta civa birikimine yol açar.

Ağır Metal fabrikalar

Hava kirliliği: Tamamen kaçınmak mümkün olmasa da, evinizi seçerken trafik yoğunluğu çok olan caddelerden, otobanlardan uzak bir bölgede olmasına dikkat edin. Pencerenizi her açtığınızda içeri zehir dolmasını istemezsiniz!

Deniz ürünleri: Bir balık ne kadar büyükse o kadar çok ağır metal, özellikle de civa içerir. Yoğun ağır metal içerenlerin başında kılıç balığı ve köpekbalığı geliyor. Kirli suları pek seven midye, tam bir ağır metal yuvasıdır. FDA tarafından 2004 yılında yayınlanan bir çalışmaya göre, yabani somon balığı, dil balığı, sardalye ve karides, civa birikimi düşünüldüğünde en güvenli seçenekler arasında.

Ucuz giysiler: Ağır metaller tekstil ürünlerinde bile karşımıza çıkıyor. Nerede, nasıl yapıldığı, ne tür bir kumaş boyasıyla boyandığı belli olmayan, şaşırtıcı derecede ucuz giysilerden uzak durun ve özellikle önü plastik baskılı tişörtleri çocuklarınıza giydirmeyin.

Evinizdeki gizli tehlikeler: Su tesisatınızın suyunuzu kirletmediğinden emin olun. Eğer evinizin su tesisatı eskiyse büyük ihtimalle suyunuza, kurşun gibi ağır metaller karışıyordur, tesisatınızı yeni ve güvenli bir sistemle değiştirin. Bir diğer ağır metal kaynağı da boyalardır. Evinizi boyatırken kullanılan boyanın ağır metaller içermediğinden emin olmak için güvenilir markaları tercih edin.

Floresan ampuller: Kırılmadıkları sürece sorun yok fakat kırılırsa hemen pencereleri açın ve odayı birkaç saat havalandırın. Hiç kullanmayın o riski almayın. “1987 yılında 23 aylık bir bebek ani kilo kaybı, el ve ayak parmaklarında kızarıklık ve soyulma gibi şikâyetlerle hastaneye kaldırılmış.

Uzun araştırma sonucu, sorumlunun çocuğun odasında bulunan kırık bir floresan ampul olduğu anlaşılmış. Ampulün kırık parçaları temizlense de, kendisi tavanda bırakıldığı için ortama civa saçmaya devam ediyormuş!” Çocuğunuzun ateşini içi civayla dolu eski usul derecelerle ölçüyorsanız, onları da hemen değiştirmenizde fayda var.

Değerli Minerallerinizi de Kaybetmeyin!

Kimyasal tıp, birçok sağlık probleminin arkasında karşımıza çıkan bu tehdidi, yani ağır metal zehirlenmesi olasılığını göz ardı etme eğilimindedir. Hem de son derece sık rastlanan bir sorun olmasına rağmen! Diyelim ki ağır metal zehirlenmesi olasılığını araştırmaya gönüllü bir uzmana rastladınız, bu defa da başka bir problem söz konusudur: Kimyasal tıp, sizi kimyasal ajanlarla tedavi eder.

Kimyasal ajanlarla uygulanan bu tedavi ise ayrım gözetmeden zararlı zararsız vücuttaki tüm metalleri atar. Bunun yerine kimyasal olmayan çözümler yani temiz beslenme ve extra şifalı bitkilere başvurmalıyız. Böylece sistem ağır metallerden arınırken değerli mineraller korunmuş oluyor. Unutmayın bu arınma öyle sabahtan akşama olacak bir şey değil. Ağır metallerin vücuttan temizlenmesi zaman alır.

Doğal Detoks

Aşağıda ağır metal detoksunda önemli bir yere sahip olan şifalı bitkiler yer alıyor.

Spirulina

Ilık su kaynaklarında oluşan bir çeşit mavi-yeşil su yosunu olan bu tek hücreli organizmanın civa, arsenik, kurşun gibi vücuttaki zararlı metalleri atmak, hatta sistemi radyo aktif maddelerden arındırmak konusunda haklı bir şöhreti vardır. Hem de kimyasal ajanlarda olduğu gibi vücut fonksiyonları için gerekli olan faydalı metalleri atmadan.

Spirulina ile ilgili çarpıcı bir çalışma:

Bangladeş’te içme suyu bol miktarda arsenik içerir ve 1990’ların ortalarına kadar ağır arsenik zehirlenmesi vakaları ölümle sonuçlanıyordu. Ta ki 1995 yılında yapılan bir araştırmayla spirulina verilen vakaların % 83’ünün iyileştiği görülünceye kadar…

Bu tek hücreli organizmanın uzmanlık alanı sadece ağır metaller değil. Spirulina değerli bir protein kaynağıdır, içeriğinde birçok önemli amino asit, vitamin ve mineral barındırır, kalp ve damar sağlığını korur, yüksek tansiyona iyi gelir, bağışıklık sistemini güçlendirir… Ve liste uzayıp gidiyor (başka bir yazıda daha detaylı bir şekilde inceleyeceğiz). Herhangi bir yan etkisi olmayan bu şifalı güçten herkesin faydalanmasını tavsiye ediyorum.

Zerdeçal

Bu değerli kök bitkinin, yediğimiz balıktan amalgam dolgulara kadar birçok yerde karşımıza çıkan civa zehirlenmesinde etkili olduğunu gösteren klinik çalışmalar var. Kanserden Alzheimer’a karşı koruyucu, hatta hastalığın seyrini geri çeviren zerdeçala şifalı gücünü veren kurkumin maddesidir. Bu güçlü antioksidanın vücudu civadan arındırdığına işaret eden şimdilik birkaç araştırma olsa da, bunların bulguları Alzheimer ve civa arasındaki ilişki düşünüldüğünde hiç de şaşırtıcı değil. Neden?

Çünkü alzheimer vakalarında araştırılması gereken ilk unsurlardan biri ağır metal, özelikle de alüminyum ve civa zehirlenmesidir. Yani, kurkumin maddesi sadece antioksidan gücüyle beyin hücrelerini korumakla kalmıyor, beyinde biriken civayı da sistemden atıyor. Tabii ki civa zehirlenmesinin etkileri sadece beyin hücreleriyle sınırlı kalmıyor. Halsizlikten otoimmün hastalıklara kadar son derece geniş bir skala söz konusu. Zerdeçalı tüm yemeklerinizin temel baharatı olarak kullanmanızı öneririm. Karabiberde bulunan piperidin/piperine etken maddesi, zerdeçalın emilimini 20-30 kat artırabiliyor. Emilimi biraz daha artırmak istiyorsanız üzerine zeytinyağı ekleyebilirsiniz. Basit bir ölçü: 1 tatlı kaşığı toz zerdeçala 1/2 çay kaşığı karabiber ve 1 çay kaşığı kadar sızma zeytinyağı ekleyiniz. Bu karışımı çorba, yemek ve salatalarınızda kullanınız. Sabah akşam mutlaka tüketiniz.

Diğer sebzeler

Vücuttan ağır metallerin atılmasında önemli bir yere sahipler. Bunların başında soğan ve sarımsak geliyor. Listede zengin sülfür içerikleri ile Brüksel lahanası, brokoli, karnabahar ve lahana da var. Ispanak, pazı, karalahana, maydanoz, kişniş gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler de ağır metallerin atılmasında rol oynayan sebzeler.

İlaçsız yaşıyoruz sitesi, doğal tıp yaklaşımıyla, evde yapabileceğiniz doğal ilaçlar, sağlık bilgileri, doğru yaşam tarzı, egzersiz ve meditasyon gibi konuların yer aldığı bilgi amaçlı yardım ve danışmanlık platformudur.

Instagram