saç boyama

Lenfoma ve mesane kanserine neden olan 22 çeşit kimyasal katkı maddesinin saç boyamada üretiminde kullanılması yasaklanmıştır. Ancak bu, “saç boyama artık zararsızdır” anlamına gelmez. Saç boyası üretiminde kullanılan ve yeterince araştırılmayan katkı maddeleri ve yeni kimyasal katkı maddeleri de benzer tehlikeler oluşturabilir. Kafada bıngıldak denilen ve vücudun her hücresiyle bağlantılı bir enerji merkezi vardır. Buna ek olarak iki kaş arasından ense çukuruna kadar uzanan bölgede bulunan yaklaşık 100 tane akupunktur noktası vardır. Ve İdrar yolları enerji kanalı üzerinde yer almaktadır.

Bu nedenle saçlara veya kafaya sürülen maddelerin zararı veya yararı enerji kanalları vasıtasıyla vücudun her noktasına, idrar yollarına hatta hamile kadının rahmindeki bebeğe inmektedir.

Dolayısıyla şampuan yerine yoğurt suyu, taze yumurta sarısı, ıslatılmış kepek veya doğal sabun kullanmak gerekir. Saç boyası yerine kına kullanılmalıdır. Farklı renkler elde etmek için kınaya aynı miktarda ince öğütülmüş karanfil meşe kabuğu, ceviz kabuğu, ceviz yaprağı, papatya, çay, kahve ve zeytinyağından biri veya birkaçı katılabilir. (“Kına” paylaşımına bakınız.)

Saç Boyama Kanser Yapar mı?

Gazi Üniversitesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Uslu, yapılan araştırmalarda, saç boyama ile kanser arasındaki ilişkilerin gözlendiğini söyledi.

Uslu, Amerikan Kanser Cemiyeti’ne göre saç boyalarında bulunan kimyasalların kanser oluşumunu tetikleyebildiğini söyledi.

Boyaların içerisinde bulunan, aromatik amin ve fenol adlı kimyasalların adeta bir sünger gibi olan saç derisinden geçerek deri içinde kanserojen etkiye sahip. N-nitrozaminlere dönüştüğünü belirten Uslu, bu bileşiklerin kanser oluşumunu tetiklerken ilk olarak karaciğeri hedef aldığını vurguladı.

“Yapılan önceki araştırmalarda da saç boyaları ile cilt, idrar kesesi, yumurtalık, lösemi, lenfoma, göğüs, beyin ve kan kanseri arasındaki ilişkiler gözlenmiştir” diyen Uslu, şunları kaydetti:

“Los Angeles Üniversitesinden Dr. Gago-Dominguez, bin 514 vaka üzerinden yaptığı araştırmada ilginç sonuçlara ulaşmıştır. International Journal of Cancer Dergisinde yayınlanan makalesinde örneğin saçlarını yılda 12’den fazla boyayan bayanlar, hiç boyamayanlara oranla idrar kesesi kanserine yakalanma riskini iki kat artırmaktadırlar. 15 yıl süreyle saçlarını sık bir şekilde özellikle koyu renklerle boyayan bayanlarda mesane kanserine yakalanma risklerinin, hiç boyamayanlara oranla üç kez daha fazla olduğu sonucuna varmıştır. Hatta araştırmada bayanların saçlarını boyayan kadın kuaförlerinin de boya kullanmayanlara oranla yüzde 50 daha fazla mesane kanserine yakalanma riski olduğunu ortaya çıkarmıştır. Sonuç olarak araştırmada Los Angeles şehrinde görülen mesane kanser vakalarının yüzde 19’unun saç boyaması ile ilintili olduğuna karar verilmiştir.”

saç boyamanın zararları
saç boyamanın zararları

Pek çok bilim adamının saç boyaları ile ilgili yaptıkları araştırmada benzer sonuçlarla karşılaşıldığına dikkati çeken Uslu, Michael Huncharek ve arkadaşlarının Public Health Report Dergisi’nde yaptıkları araştırmada da düzenli olarak uzun bir dönemde saç boyası kullanan kadınların, mesane kanserine yakalanma risklerinin kullanmayanlara oranla yüzde 22 ila yüzde 50 daha fazla olduğuna karar verildiği aktarıldı.

Artık pek çok bilim adamı tüketici güvenliği açısından piyasadaki saç boyalarının incelenmesi ve potansiyel risklerinin belirlenmesi gerektiğini savunduğunu anlatan Uslu, şöyle devam etti:

“Bırakın kanseri, saç boyaları ciddi bir şekilde saçlarınıza zarar vermekte dökülmesine ve kelliğe neden olmaktadır. Bunu da hepiniz biliyor, gözlemliyorsunuz ve görüyorsunuz. Genç yaşta kel olanların sayısı toplumda hızla artmaktadır. Saç boyalarının daha az kanser riskli kimyasallardan yapılması gereklidir.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığının sigara konusunda halkı bilgilendirmedeki başarısını saç boyalarında da yerine getirmesi gereklidir. Sağlık Bakanlığı yetkilileri saç boyalarının ne kadar tehlikeli olduğunu okullarda anlatmalı ve özellikle genç kızlarımıza bu konuda broşürlerle aydınlatıcı bilgiler vermelidir. Halkımızın kansere yakalanmaması için yetkililerin daha fazla çaba göstermesi gereklidir.”

Çevresel Çalışma Grubu Saç Boyama Araştırması

Çevresel Çalışma Grubu (Environmental Working Group), yaygın saç boyası bileşenlerinin aşağıdaki sağlık risklerini oluşturduğunu yazmışlardır: (1)

  • Amonyak: Solunum yolu tahriş edici ve potansiyel endokrin bozucu
  • Hidrojen peroksit: Solunum yolunu ve cildi tahriş eder; cildi yakabilir, gözlere zarar verebilir ve alerjik reaksiyona neden olabilir
  • P-phenylenediamine: Organ sistemi ve kan toksisitesine neden olan potansiyel kanserojen; alerji ve immünotoksisiteye neden olabilir; mesleki tehlikelere neden olur
  • Resorsinol: Alerjilere ve immünotoksisiteye neden olabilecek potansiyel endokrin bozucu ve kanserojen; mesleki tehlikelere katkıda bulunur ve cilt, gözler ve akciğer tahrişine neden olabilir.
  • Toluen-2,5-diamin sülfat: Potansiyel kanserojen ve immünotoksik ajan
  • Metilizotiyazolinon: Nörotoksisite, tahriş ve immünotoksisiteye neden olabilir.
  • Yapay koku: Alerjik reaksiyonlar ve immünotoksisite için yüksek potansiyel; organ sistemi toksisitesinin potansiyel nedeni
  • Metilparaben: Potansiyel endokrin bozucu ve biyokimyasal veya hücresel seviye değişikliklerine neden olabilir
  • 1-Naftol: Potansiyel kanserojen; immünotoksisite ve tahrişe neden olabilir
  • Etanolamin: Organ sistemi toksisitesine, tahrişe ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Bu kimyasallar saçınızı kalıcı olarak boyamak için nasıl birlikte çalışır? İlk olarak, amonyak (veya amonyak içermeyen bir ürün kullanırken etanolaminler) birçok saç proteini katmanını ayırarak boyanın saç şaftına nüfuz etmesine izin verir. Daha sonra hidrojen peroksit saçı soyar ve p-fenilendiamin gibi renklendirici maddelerin saçı boyamasına yardımcı olur.

İlaçsız yaşıyoruz sitesi, doğal tıp yaklaşımıyla, evde yapabileceğiniz doğal ilaçlar, sağlık bilgileri, doğru yaşam tarzı, egzersiz ve meditasyon gibi konuların yer aldığı bilgi amaçlı yardım ve danışmanlık platformudur.

Instagram